وَكَمۡ أَهۡلَكۡنَا مِن قَرۡيَةِۭ بَطِرَتۡ مَعِيشَتَهَاۖ فَتِلۡكَ مَسَـٰكِنُهُمۡ لَمۡ تُسۡكَن مِّنۢ بَعۡدِهِمۡ إِلَّا قَلِيلًاۖ وَكُنَّا نَحۡنُ ٱلۡوَٰرِثِينَ ٥٨
وَكَمۡ ve nicesini أَهۡلَكۡنَا helak ettik مِن kent(ler)den قَرۡيَةِۭ a town EN بَطِرَتۡ şımarmış مَعِيشَتَهَاۖ refah içinde فَتِلۡكَ İşte şunlar مَسَـٰكِنُهُمۡ onların meskenleri لَمۡ oralarda oturulmadı تُسۡكَن have been inhabited EN مِّنۢ onlardan sonra بَعۡدِهِمۡ after them EN إِلَّا ancak قَلِيلٗاۖ pek az وَكُنَّا ve biz olduk نَحۡنُ biz ٱلۡوَٰرِثِينَ varisler
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz nimetler içinde şımaran nice memleket halkını helak etmişizdir. İşte kendilerinden sonra içlerinde pek az oturulmuş yurtları! (O yurtlara) biz varis olduk, biz.
İlişkiler19 bağlantı · 5 tür
Aynı kök15:23
Paralel19:52 19:53
Aynı ibare7:4
Aynı konu7:97–98 10:13 14:45 19:51 19:98 22:45 23:64 34:19 46:27
Henüz sınıflandırılmamış6:44 6:47 17:58 19:40 27:52 39:50