وَقَالُوٓاْ إِن نَّتَّبِعِ ٱلۡهُدَىٰ مَعَكَ نُتَخَطَّفۡ مِنۡ أَرۡضِنَآۚ أَوَلَمۡ نُمَكِّن لَّهُمۡ حَرَمًا ءَامِنًا يُجۡبَىٰٓ إِلَيۡهِ ثَمَرَٰتُ كُلِّ شَىۡءٍ رِّزۡقًا مِّن لَّدُنَّا وَلَـٰكِنَّ أَكۡثَرَهُمۡ لَا يَعۡلَمُونَ ٥٧
وَقَالُوٓاْ ve dediler ki إِن eğer نَّتَّبِعِ biz uyarsak ٱلۡهُدَىٰ doğru yola مَعَكَ seninle beraber نُتَخَطَّفۡ atılırız مِنۡ yurdumuzdan أَرۡضِنَآۚ our land EN أَوَلَمۡ biz bir mekan vermedik mi? نُمَكِّن We established EN لَّهُمۡ onlara حَرَمًا dokunulmaz ءَامِنٗا güvenli يُجۡبَىٰٓ toplanıp getirildiği إِلَيۡهِ ona ثَمَرَٰتُ ürünlerinin كُلِّ her شَىۡءٖ şeyin رِّزۡقٗا bir rızık olarak مِّن kendi katımızdan لَّدُنَّا Us EN وَلَـٰكِنَّ fakat أَكۡثَرَهُمۡ çokları لَا bilmezler يَعۡلَمُونَ know EN
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, "Sizinle beraber doğru yolu tutarsak, kendi yurdumuzdan koparılıp çıkarılırız" dediler. Biz onları tarafımızdan bir rızık olarak, her türlü meyve ve mahsullerin kendisinde toplandığı, saygın ve güvenlikli bir yere yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu bilmezler.
İlişkiler19 bağlantı · 6 tür
Açıklar2:125 2:126
Aynı kök8:26
Paralel19:52 19:53
Aynı ibare29:67
Aynı konu2:125–126 4:97 5:97 8:26 14:35 16:112 19:51 95:3 106:4
Henüz sınıflandırılmamış2:272 12:103 18:65 34:18