وَمَا كُنتَ بِجَانِبِ ٱلطُّورِ إِذۡ نَادَيۡنَا وَلَـٰكِن رَّحۡمَةً مِّن رَّبِّكَ لِتُنذِرَ قَوۡمًا مَّآ أَتَىٰهُم مِّن نَّذِيرٍ مِّن قَبۡلِكَ لَعَلَّهُمۡ يَتَذَكَّرُونَ ٤٦
وَمَا ve كُنتَ sen değildin بِجَانِبِ yanında ٱلطُّورِ Tur'un إِذۡ zaman نَادَيۡنَا seslendiğimiz وَلَـٰكِن fakat رَّحۡمَةٗ bir rahmet olarak مِّن Rabbinden رَّبِّكَ your Lord EN لِتُنذِرَ uyarasın diye قَوۡمٗا toplumu مَّآ kendilerine gelmemiş olan أَتَىٰهُم (had) come to them EN مِّن hiç نَّذِيرٖ bir uyarıcı مِّن senden önce قَبۡلِكَ before you EN لَعَلَّهُمۡ belki يَتَذَكَّرُونَ düşünüp öğüt alırlar
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yine biz (Musa'ya) seslendiğimiz zaman Tur'un yan tarafında da değildin. Fakat Rabbinden bir rahmet olarak, senden önce kendilerine hiçbir uyarıcı gelmeyen bir kavmi, düşünüp öğüt alsınlar diye uyarman için (o haberleri) sana bildiriyoruz.
İlişkiler31 bağlantı · 6 tür
Açıklar20:134
Aynı kök2:63 2:93 52:1
Paralel19:52 19:53 20:10
Aynı ibare17:87 19:52 20:80 23:28 28:29 28:86 32:3 36:6 44:6
Aynı konu11:49 19:51 20:134 21:107 26:208 28:44 28:59 34:44 84:21
Henüz sınıflandırılmamış2:125 5:19 7:143 11:49 27:7 30:35