وَلُوطًا ءَاتَيۡنَـٰهُ حُكۡمًا وَعِلۡمًا وَنَجَّيۡنَـٰهُ مِنَ ٱلۡقَرۡيَةِ ٱلَّتِى كَانَت تَّعۡمَلُ ٱلۡخَبَـٰٓئِثَۗ إِنَّهُمۡ كَانُواْ قَوۡمَ سَوۡءٍ فَـٰسِقِينَ ٧٤
وَلُوطًا ve Lut'a ءَاتَيۡنَـٰهُ verdik حُكۡمٗا hüküm وَعِلۡمٗا ve ilim وَنَجَّيۡنَـٰهُ ve onu kurtardık مِنَ bir kentten ٱلۡقَرۡيَةِ the town EN ٱلَّتِى ki (onlar) كَانَت idiler تَّعۡمَلُ işler yapıyor ٱلۡخَبَـٰٓئِثَۗ çirkin إِنَّهُمۡ gerçekten onlar كَانُواْ idiler قَوۡمَ bir kavim سَوۡءٖ kötü فَـٰسِقِينَ yoldan çıkan
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz, Lut'a da bir hikmet ve bir ilim verdik ve onu çirkin işler yapan memleketten kurtardık. Gerçekten onlar kötü bir toplum idiler, fasık (Allah'ın emrinden çıkan kimseler) idiler.
İlişkiler26 bağlantı · 4 tür
Aynı kök16:27 28:80 34:6 47:16
Aynı ibare12:22 21:79 28:14
Aynı konu7:80–81 15:61 26:160–166 27:54–55 29:28–29 29:34
Henüz sınıflandırılmamış2:25 4:54 7:83 11:24 11:77 12:40 22:54 26:160–174 29:26 29:32 29:49 51:28 Tümünü göster (+1)