قَالُواْ لَن نُّؤۡثِرَكَ عَلَىٰ مَا جَآءَنَا مِنَ ٱلۡبَيِّنَـٰتِ وَٱلَّذِى فَطَرَنَاۖ فَٱقۡضِ مَآ أَنتَ قَاضٍۖ إِنَّمَا تَقۡضِى هَـٰذِهِ ٱلۡحَيَوٰةَ ٱلدُّنۡيَآ ٧٢
قَالُواْ dediler ki لَن asla نُّؤۡثِرَكَ seni tercih edemeyiz عَلَىٰ bize gelene مَا what EN جَآءَنَا has come to us EN مِنَ açık delillere ٱلۡبَيِّنَـٰتِ the clear proofs EN وَٱلَّذِى ve kimseye فَطَرَنَاۖ bizi yaratan فَٱقۡضِ o halde yap مَآ şeyi أَنتَ sen قَاضٍۖ yapacağın إِنَّمَا ancak تَقۡضِى (istediğini) yapabilirsin هَـٰذِهِ bu ٱلۡحَيَوٰةَ hayatında ٱلدُّنۡيَآ dünya
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sihirbazlar şöyle dediler: "Bize gelen apaçık delillere ve bizi yaratana seni asla tercih etmeyeceğiz. Artık sen vereceğin hükmü ver. Sen ancak bu dünya hayatında hüküm verirsin."
İlişkiler14 bağlantı · 2 tür
Paralel7:104–145 10:75 26:30 26:45 26:51 26:63 26:64 26:65
Henüz sınıflandırılmamış7:103 7:125 26:46 26:51 36:26 79:15