قَالَ ءَامَنتُمۡ لَهُۥ قَبۡلَ أَنۡ ءَاذَنَ لَكُمۡۖ إِنَّهُۥ لَكَبِيرُكُمُ ٱلَّذِى عَلَّمَكُمُ ٱلسِّحۡرَۖ فَلَأُقَطِّعَنَّ أَيۡدِيَكُمۡ وَأَرۡجُلَكُم مِّنۡ خِلَـٰفٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمۡ فِى جُذُوعِ ٱلنَّخۡلِ وَلَتَعۡلَمُنَّ أَيُّنَآ أَشَدُّ عَذَابًا وَأَبۡقَىٰ ٧١
قَالَ (Fir'avn) dedi ki ءَامَنتُمۡ inandınız mı? لَهُۥ ona قَبۡلَ önce أَنۡ ki ءَاذَنَ ben izin vermeden لَكُمۡۖ size إِنَّهُۥ şüphesiz O لَكَبِيرُكُمُ büyüğünüzdür ٱلَّذِى kimsedir عَلَّمَكُمُ size öğreten ٱلسِّحۡرَۖ büyüyü فَلَأُقَطِّعَنَّ öyleyse ben keseceğim أَيۡدِيَكُمۡ sizin ellerinizi وَأَرۡجُلَكُم ve ayaklarınızı مِّنۡ çapraz خِلَـٰفٖ opposite sides EN وَلَأُصَلِّبَنَّكُمۡ ve sizi asacağım فِى dallarına جُذُوعِ (the) trunks EN ٱلنَّخۡلِ hurma وَلَتَعۡلَمُنَّ ve bileceksiniz أَيُّنَآ hangimizin أَشَدُّ daha çetinmiş عَذَابٗا azabı وَأَبۡقَىٰ ve sürekli imiş
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Firavun, "Demek, ben size izin vermeden önce ona (Musa'ya) inandınız ha! Şüphe yok, o size sihiri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi andolsun, sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve mutlaka sizi hurma dallarına asacağım. Hangimizin azabı daha şiddetli ve daha kalıcıymış, mutlaka göreceksiniz."
İlişkiler18 bağlantı · 4 tür
Aynı kök5:38
Paralel7:104–145 7:123 7:124 10:75 26:30 26:45 26:51
Aynı ibare5:33 7:120–125 26:46–50 26:49
Henüz sınıflandırılmamış7:103 26:46 26:51 36:26 38:12 79:15