وَإِذۡ أَخَذۡنَا مِيثَـٰقَكُمۡ لَا تَسۡفِكُونَ دِمَآءَكُمۡ وَلَا تُخۡرِجُونَ أَنفُسَكُم مِّن دِيَـٰرِكُمۡ ثُمَّ أَقۡرَرۡتُمۡ وَأَنتُمۡ تَشۡهَدُونَ ٨٤
وَإِذۡ hani أَخَذۡنَا almıştık مِيثَـٰقَكُمۡ sizden kesin söz لَا dökmeyeceksiniz تَسۡفِكُونَ will you shed EN دِمَآءَكُمۡ birbirinizin kanını وَلَا çıkarmayacaksınız تُخۡرِجُونَ (will) evict EN أَنفُسَكُم birbirinizi مِّن yurtlarınızdan دِيَـٰرِكُمۡ your homes EN ثُمَّ sonra أَقۡرَرۡتُمۡ kabul etmiştiniz وَأَنتُمۡ ve siz تَشۡهَدُونَ şahidsiniz
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hani, "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız" diye de sizden kesin söz almıştık. Sonra bunu böylece kabul etmiştiniz. Kendiniz de buna hala şahitlik etmektesiniz.
İlişkiler16 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare2:63 2:83 2:93 5:12 5:70
Aynı konu2:27 2:64 3:81 5:12
Henüz sınıflandırılmamış2:40 2:54 2:63 5:14 5:32 6:151 17:33