وَوُضِعَ ٱلۡكِتَـٰبُ فَتَرَى ٱلۡمُجۡرِمِينَ مُشۡفِقِينَ مِمَّا فِيهِ وَيَقُولُونَ يَـٰوَيۡلَتَنَا مَالِ هَـٰذَا ٱلۡكِتَـٰبِ لَا يُغَادِرُ صَغِيرَةً وَلَا كَبِيرَةً إِلَّآ أَحۡصَىٰهَاۚ وَوَجَدُواْ مَا عَمِلُواْ حَاضِرًاۗ وَلَا يَظۡلِمُ رَبُّكَ أَحَدًا ٤٩
وَوُضِعَ (ortaya) konulmuştur ٱلۡكِتَـٰبُ Kitap فَتَرَى ve görürsün ٱلۡمُجۡرِمِينَ suçluların مُشۡفِقِينَ korkarak مِمَّا onun içindekilerden فِيهِ (is) in it EN وَيَقُولُونَ ve dediklerini يَـٰوَيۡلَتَنَا ey vah bize مَالِ ne oluyor هَـٰذَا bu ٱلۡكِتَـٰبِ Kitaba لَا (hiçbir şey) يُغَادِرُ bırakmıyor صَغِيرَةٗ (ne) küçük وَلَا ne de كَبِيرَةً büyük إِلَّآ her (yaptığımız) şeyi sayıp döküyor أَحۡصَىٰهَاۚ has enumerated it EN وَوَجَدُواْ ve bulmuşlardır مَا şeyleri عَمِلُواْ yaptıkları حَاضِرٗاۗ hazır وَلَا ve يَظۡلِمُ zulmetmez رَبُّكَ Rabbin أَحَدٗا kimseye
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kitap ortaya konur. Suçluları, kitabın içindekilerden korkuya kapılmış görürsün. "Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük, büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!" derler. Onlar bütün yaptıklarını karşılarında bulurlar. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.
İlişkiler98 bağlantı · 5 tür
Açıklar17:13–14 45:28 45:29 99:6
Devam eder18:48
Paralel6:94 39:69 69:18–26 78:40
Aynı konu3:30 6:38 10:61 17:13 19:79 19:94 21:47 23:62 31:16 34:3 36:12 42:22 Tümünü göster (+20)
Henüz sınıflandırılmamış2:72 3:117 3:181 4:42 4:81 6:60 7:37 9:31 9:70 10:21 10:44 13:31 Tümünü göster (+45)