وَبَرَزُواْ لِلَّهِ جَمِيعًا فَقَالَ ٱلضُّعَفَـٰٓؤُاْ لِلَّذِينَ ٱسۡتَكۡبَرُوٓاْ إِنَّا كُنَّا لَكُمۡ تَبَعًا فَهَلۡ أَنتُم مُّغۡنُونَ عَنَّا مِنۡ عَذَابِ ٱللَّهِ مِن شَىۡءٍۚ قَالُواْ لَوۡ هَدَىٰنَا ٱللَّهُ لَهَدَيۡنَـٰكُمۡۖ سَوَآءٌ عَلَيۡنَآ أَجَزِعۡنَآ أَمۡ صَبَرۡنَا مَا لَنَا مِن مَّحِيصٍ ٢١
وَبَرَزُواْ ve göründüler لِلَّهِ Allah'ın huzurunda جَمِيعٗا hepsi فَقَالَ dediler ki ٱلضُّعَفَـٰٓؤُاْ zayıflar لِلَّذِينَ kimselere ٱسۡتَكۡبَرُوٓاْ büyüklük taslayan(lara) إِنَّا şüphesiz biz كُنَّا idik لَكُمۡ size تَبَعٗا tabi فَهَلۡ misiniz? أَنتُم siz مُّغۡنُونَ savabilir عَنَّا bizden مِنۡ azabından عَذَابِ (the) punishment EN ٱللَّهِ Allah'ın مِن (en ufak) شَىۡءٖۚ bir şey قَالُواْ dediler ki لَوۡ eğer هَدَىٰنَا bize yol gösterseydi ٱللَّهُ Allah لَهَدَيۡنَـٰكُمۡۖ biz de size yol gösterirdik سَوَآءٌ artık birdir عَلَيۡنَآ bize أَجَزِعۡنَآ sızlansak da أَمۡ ya da صَبَرۡنَا sabretsek de مَا yoktur لَنَا bize مِن hiç مَّحِيصٖ kaçıp sığınacak bir yer
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnsanların hepsi Allah'ın huzuruna çıkacak ve güçsüzler büyüklük taslayanlara diyecek ki: "Şüphesiz bizler size uymuştuk; şimdi siz az bir şey olsun, Allah'ın azabından bizi koruyabilecek misiniz?" Onlar da, "Eğer Allah bizi doğru yola eriştirseydi, biz de sizi doğru yola eriştirirdik. Şimdi sızlansak da, sabretsek de bizim için birdir. Artık bizim için hiçbir kurtuluş yoktur" derler.
İlişkiler34 bağlantı · 5 tür
Aynı kök40:16
Paralel2:166–167 33:66–68 34:31 34:33 37:29 40:47–50
Aynı ibare40:47–48 40:47
Aynı konu10:28–30 16:35 25:29 26:96 34:40 35:14 36:60 38:61 41:24 43:20 43:38 52:16
Henüz sınıflandırılmamış6:116 6:148 16:86 17:16 27:51 34:31 37:23 37:27–33 37:33 38:60 39:3 40:47 Tümünü göster (+1)