ٱلۡحَقُّ
al-Ḥaqq
كَذَٰلِكَ يَضۡرِبُ ٱللَّهُ ٱلۡحَقَّ وَٱلۡبَٰطِلَۚ فَأَمَّا ٱلزَّبَدُ فَيَذۡهَبُ جُفَآءٗۖ وَأَمَّا مَا يَنفَعُ ٱلنَّاسَ فَيَمۡكُثُ فِي ٱلۡأَرۡضِ
Anlamını gösterAnlamı gizle
Gerçekten olan, yerini bulan, geçersizleşmeyen. "Hakikat / doğru" karşılığı ismin işini kaçırır: Kur'an bu ismi bir doğruluk iddiası olarak değil, الباطل — uçup giden, boşa çıkan — karşısında bir varlık iddiası olarak koyar.
ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلۡحَقُّ وَأَنَّ مَا يَدۡعُونَ مِن دُونِهِۦ هُوَ ٱلۡبَٰطِلُ
ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلۡحَقُّ وَأَنَّهُۥ يُحۡيِ ٱلۡمَوۡتَىٰ وَأَنَّهُۥ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٞ
Derin çalışma
Kur'an'daki bağlamları
bâtılın karşıtıkalıcılıkgeçerlilikvecibevukûalacak/istihkakمن دونه karşıtlığıölüyü diriltme