İçeriğe geç
Linked QuranBırak Kuran kendini açıklasın
Ayete git

Sureler yükleniyor…

Zariyat

adh-Dhariyat · Tozutup Savuranlar · 60 ayet

Zariyat
Sayfaya git

Bu sure 520–523. sayfalarda.

Ayete git

Sureler yükleniyor…

51:1

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).

وَٱلذَّٰرِيَـٰتِ ذَرۡوًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-6) Tozutup savuranlara, ağırlık taşıyanlara, kolaylıkla akanlara, iş bölüştürenlere andolsun ki, size vaad olunan şey elbette doğrudur. Hesap ve ceza mutlaka gerçekleşecektir.

İlişkiler4 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
51:2

فَٱلۡحَـٰمِلَـٰتِ وِقۡرًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-6) Tozutup savuranlara, ağırlık taşıyanlara, kolaylıkla akanlara, iş bölüştürenlere andolsun ki, size vaad olunan şey elbette doğrudur. Hesap ve ceza mutlaka gerçekleşecektir.

İlişkiler1 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış
51:3

فَٱلۡجَـٰرِيَـٰتِ يُسۡرًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-6) Tozutup savuranlara, ağırlık taşıyanlara, kolaylıkla akanlara, iş bölüştürenlere andolsun ki, size vaad olunan şey elbette doğrudur. Hesap ve ceza mutlaka gerçekleşecektir.

İlişkiler6 bağlantı · 2 tür

Aynı kök
Henüz sınıflandırılmamış
51:4

فَٱلۡمُقَسِّمَـٰتِ أَمۡرًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-6) Tozutup savuranlara, ağırlık taşıyanlara, kolaylıkla akanlara, iş bölüştürenlere andolsun ki, size vaad olunan şey elbette doğrudur. Hesap ve ceza mutlaka gerçekleşecektir.

İlişkiler5 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
51:5

إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَصَادِقٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-6) Tozutup savuranlara, ağırlık taşıyanlara, kolaylıkla akanlara, iş bölüştürenlere andolsun ki, size vaad olunan şey elbette doğrudur. Hesap ve ceza mutlaka gerçekleşecektir.

İlişkiler11 bağlantı · 3 tür

Açıklar
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha
51:6

وَإِنَّ ٱلدِّينَ لَوَٰقِعٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-6) Tozutup savuranlara, ağırlık taşıyanlara, kolaylıkla akanlara, iş bölüştürenlere andolsun ki, size vaad olunan şey elbette doğrudur. Hesap ve ceza mutlaka gerçekleşecektir.

İlişkiler7 bağlantı · 3 tür

Açıklar
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

Sayfa 521 Zariyat

51:7

وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلۡحُبُكِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(7-8) Yollara (yıldızların dolaştığı yörüngelere) sahip göğe andolsun ki, muhakkak siz, (peygamber hakkında) çelişkili sözler söylüyorsunuz.

İlişkiler2 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış
51:8

إِنَّكُمۡ لَفِى قَوۡلٍ مُّخۡتَلِفٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(7-8) Yollara (yıldızların dolaştığı yörüngelere) sahip göğe andolsun ki, muhakkak siz, (peygamber hakkında) çelişkili sözler söylüyorsunuz.
51:9

يُؤۡفَكُ عَنۡهُ مَنۡ أُفِكَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ondan (Peygamber'den) çevrilen çevrilir.

قُتِلَ ٱلۡخَرَّٰصُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(10-11) Cehalet içinde gaflete dalmış olan (ve "Muhammed şairdir, delidir" diyen) yalancılar kahrolsun!

İlişkiler10 bağlantı · 2 tür

Aynı kök
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

ٱلَّذِينَ هُمۡ فِى غَمۡرَةٍ سَاهُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(10-11) Cehalet içinde gaflete dalmış olan (ve "Muhammed şairdir, delidir" diyen) yalancılar kahrolsun!

İlişkiler9 bağlantı · 2 tür

Aynı kök
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

يَسۡـَٔلُونَ أَيَّانَ يَوۡمُ ٱلدِّينِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Ceza günü ne zaman?" diye sorarlar.

İlişkiler14 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

يَوۡمَ هُمۡ عَلَى ٱلنَّارِ يُفۡتَنُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(13-14) Ateş üzerinde azaba uğratılacakları gün (görevli melekler onlara şöyle der): "Azabınızı tadın! İşte acele isteyip durduğunuz şey budur."

İlişkiler10 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

ذُوقُواْ فِتۡنَتَكُمۡ هَـٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تَسۡتَعۡجِلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(13-14) Ateş üzerinde azaba uğratılacakları gün (görevli melekler onlara şöyle der): "Azabınızı tadın! İşte acele isteyip durduğunuz şey budur."

İlişkiler33 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+13 daha
Henüz sınıflandırılmamış+10 daha

إِنَّ ٱلۡمُتَّقِينَ فِى جَنَّـٰتٍ وَعُيُونٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(15-16) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiği şeyleri alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunurlar. Şüphesiz onlar bundan önce iyilik yapan kimselerdi.

İlişkiler11 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

ءَاخِذِينَ مَآ ءَاتَىٰهُمۡ رَبُّهُمۡۚ إِنَّهُمۡ كَانُواْ قَبۡلَ ذَٰلِكَ مُحۡسِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(15-16) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiği şeyleri alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunurlar. Şüphesiz onlar bundan önce iyilik yapan kimselerdi.

İlişkiler12 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

كَانُواْ قَلِيلًا مِّنَ ٱلَّيۡلِ مَا يَهۡجَعُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Geceleri pek az uyurlardı.

İlişkiler11 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

وَبِٱلۡأَسۡحَارِ هُمۡ يَسۡتَغۡفِرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Seherlerde bağışlama dilerlerdi.

İlişkiler13 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

وَفِىٓ أَمۡوَٰلِهِمۡ حَقٌّ لِّلسَّآئِلِ وَٱلۡمَحۡرُومِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Mallarında (yardım) isteyen ve (iffetinden dolayı isteyemeyip) mahrum olanlar için bir hak vardır.

İlişkiler16 bağlantı · 4 tür

Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

وَفِى ٱلۡأَرۡضِ ءَايَـٰتٌ لِّلۡمُوقِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(20-21) Kesin olarak inananlar için yeryüzünde ve kendi nefislerinizde birçok alametler vardır. Hala görmüyor musunuz?

İlişkiler21 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha

وَفِىٓ أَنفُسِكُمۡۚ أَفَلَا تُبۡصِرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(20-21) Kesin olarak inananlar için yeryüzünde ve kendi nefislerinizde birçok alametler vardır. Hala görmüyor musunuz?

İlişkiler16 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+8 daha

وَفِى ٱلسَّمَآءِ رِزۡقُكُمۡ وَمَا تُوعَدُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır.

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَوَرَبِّ ٱلسَّمَآءِ وَٱلۡأَرۡضِ إِنَّهُۥ لَحَقٌّ مِّثۡلَ مَآ أَنَّكُمۡ تَنطِقُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Göğün ve yerin Rabbine andolsun ki o (size va'dolunanlar), sizin konuşmanız gibi gerçektir.

İlişkiler2 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış

هَلۡ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ضَيۡفِ إِبۡرَٰهِيمَ ٱلۡمُكۡرَمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Ey Muhammed!) İbrahim'in ağırlanan misafirlerinin haberi sana geldi mi?

İlişkiler19 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Paralel+2 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

إِذۡ دَخَلُواْ عَلَيۡهِ فَقَالُواْ سَلَـٰمًاۖ قَالَ سَلَـٰمٌ قَوۡمٌ مُّنكَرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hani onlar, İbrahim'in yanına varmışlar ve "Selam olsun sana!" demişlerdi. O da "Size de selam olsun." demiş, "Bunlar tanınmamış (yabancı) kimseler" (diye düşünmüştü).

İlişkiler21 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Paralel+2 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

فَرَاغَ إِلَىٰٓ أَهۡلِهِۦ فَجَآءَ بِعِجۡلٍ سَمِينٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hissettirmeden ailesinin yanına gidip, (pişirilmiş) semiz bir buzağı getirdi.

İlişkiler22 bağlantı · 6 tür

Açıklar
Aynı kök
Paralel+2 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

فَقَرَّبَهُۥٓ إِلَيۡهِمۡ قَالَ أَلَا تَأۡكُلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onu önlerine koydu. "Yemez misiniz?" dedi.

İlişkiler20 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Paralel+1 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

فَأَوۡجَسَ مِنۡهُمۡ خِيفَةًۖ قَالُواْ لَا تَخَفۡۖ وَبَشَّرُوهُ بِغُلَـٰمٍ عَلِيمٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Yemediklerini görünce) onlardan İbrahim'in içine bir korku düştü. Onlar, "korkma" dediler ve onu bilgin bir oğul ile müjdelediler.

İlişkiler31 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Paralel+6 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+9 daha

فَأَقۡبَلَتِ ٱمۡرَأَتُهُۥ فِى صَرَّةٍ فَصَكَّتۡ وَجۡهَهَا وَقَالَتۡ عَجُوزٌ عَقِيمٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunun üzerine karısı bir çığlık kopararak yönelip elini yüzüne vurdu. "Ben kısır bir kocakarıyım (nasıl çocuğum olabilir?)" dedi.

İlişkiler25 bağlantı · 6 tür

Açıklar
Aynı kök
Paralel+3 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

قَالُواْ كَذَٰلِكِ قَالَ رَبُّكِۖ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلۡحَكِيمُ ٱلۡعَلِيمُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar dediler ki: "Rabbin böyle buyurdu. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir."

İlişkiler16 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

Sayfa 522 Zariyat

۞ قَالَ فَمَا خَطۡبُكُمۡ أَيُّهَا ٱلۡمُرۡسَلُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İbrahim, onlara: "O halde asıl işiniz nedir ey elçiler?" dedi.

İlişkiler22 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Paralel+4 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

قَالُوٓاْ إِنَّآ أُرۡسِلۡنَآ إِلَىٰ قَوۡمٍ مُّجۡرِمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(32-34) Onlar şöyle dediler: "Biz suçlu bir kavme (Lut'un kavmine), üzerlerine çamurdan, pişirilmiş ve Rabbinin katında haddi aşanlar için belirlenmiş taşlar yağdırmak için gönderildik."

İlişkiler27 bağlantı · 4 tür

Paralel+8 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

لِنُرۡسِلَ عَلَيۡهِمۡ حِجَارَةً مِّن طِينٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(32-34) Onlar şöyle dediler: "Biz suçlu bir kavme (Lut'un kavmine), üzerlerine çamurdan, pişirilmiş ve Rabbinin katında haddi aşanlar için belirlenmiş taşlar yağdırmak için gönderildik."

İlişkiler35 bağlantı · 4 tür

Paralel+13 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+9 daha

مُّسَوَّمَةً عِندَ رَبِّكَ لِلۡمُسۡرِفِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(32-34) Onlar şöyle dediler: "Biz suçlu bir kavme (Lut'un kavmine), üzerlerine çamurdan, pişirilmiş ve Rabbinin katında haddi aşanlar için belirlenmiş taşlar yağdırmak için gönderildik."

İlişkiler29 bağlantı · 4 tür

Paralel+6 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+10 daha

فَأَخۡرَجۡنَا مَن كَانَ فِيهَا مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Orada (Lut'un yöresinde) bulunan mü'minleri çıkardık.

İlişkiler22 bağlantı · 6 tür

Açıklar
Paralel+3 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Genelleştirir
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

فَمَا وَجَدۡنَا فِيهَا غَيۡرَ بَيۡتٍ مِّنَ ٱلۡمُسۡلِمِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Zaten orada bir ev halkından başka müslüman bulamadık.

İlişkiler24 bağlantı · 5 tür

Açıklar
Paralel+3 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha

وَتَرَكۡنَا فِيهَآ ءَايَةً لِّلَّذِينَ يَخَافُونَ ٱلۡعَذَابَ ٱلۡأَلِيمَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Orada, elem dolu azaptan korkacaklar için bir ibret bıraktık.

İlişkiler23 bağlantı · 4 tür

Paralel+2 daha
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

وَفِى مُوسَىٰٓ إِذۡ أَرۡسَلۡنَـٰهُ إِلَىٰ فِرۡعَوۡنَ بِسُلۡطَـٰنٍ مُّبِينٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Musa kıssasında da ibret vardır. Hani biz onu açık bir delil ile Firavun'a göndermiştik.

İlişkiler16 bağlantı · 4 tür

Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

فَتَوَلَّىٰ بِرُكۡنِهِۦ وَقَالَ سَـٰحِرٌ أَوۡ مَجۡنُونٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O ise kuvvetine güvenerek yüz çevirdi ve "Bu bir büyücü veya delidir" dedi.

İlişkiler9 bağlantı · 5 tür

Paralel
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَأَخَذۡنَـٰهُ وَجُنُودَهُۥ فَنَبَذۡنَـٰهُمۡ فِى ٱلۡيَمِّ وَهُوَ مُلِيمٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunun üzerine biz de kendisini ve ordularını yakalayıp denize attık. O ise (pişman olmuş), kendini kınıyordu.

İlişkiler14 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَفِى عَادٍ إِذۡ أَرۡسَلۡنَا عَلَيۡهِمُ ٱلرِّيحَ ٱلۡعَقِيمَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ad kavminde de ibretler vardır. Hani onların üzerine köklerini kesen rüzgarı göndermiştik.

İlişkiler27 bağlantı · 3 tür

Paralel+3 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+9 daha

مَا تَذَرُ مِن شَىۡءٍ أَتَتۡ عَلَيۡهِ إِلَّا جَعَلَتۡهُ كَٱلرَّمِيمِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Üzerine uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu kül ediyordu.

İlişkiler13 bağlantı · 3 tür

Paralel+1 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَفِى ثَمُودَ إِذۡ قِيلَ لَهُمۡ تَمَتَّعُواْ حَتَّىٰ حِينٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Semud kavminde de ibretler vardır. Hani onlara, "Bir süreye kadar faydalanın bakalım" denmişti.

İlişkiler13 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

فَعَتَوۡاْ عَنۡ أَمۡرِ رَبِّهِمۡ فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلصَّـٰعِقَةُ وَهُمۡ يَنظُرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Derken Rablerinin emrinden uzaklaşıp azmışlardı. Bu yüzden bakınıp dururken kendilerini yıldırım çarpıvermişti.

İlişkiler14 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

فَمَا ٱسۡتَطَـٰعُواْ مِن قِيَامٍ وَمَا كَانُواْ مُنتَصِرِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Artık, ne yerlerinden kalkmaya güçleri yetti, ne de başkasından yardım görebildiler.

İlişkiler9 bağlantı · 3 tür

Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَقَوۡمَ نُوحٍ مِّن قَبۡلُۖ إِنَّهُمۡ كَانُواْ قَوۡمًا فَـٰسِقِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bunlardan önce de Nuh kavmini helak etmiştik. Çünkü onlar fasık bir toplum idiler.

İlişkiler10 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+1 daha

وَٱلسَّمَآءَ بَنَيۡنَـٰهَا بِأَيۡيْدٍ وَإِنَّا لَمُوسِعُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Göğü kudretimizle biz kurduk ve şüphesiz bizim (her şeye) gücümüz yeter.

İlişkiler13 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

وَٱلۡأَرۡضَ فَرَشۡنَـٰهَا فَنِعۡمَ ٱلۡمَـٰهِدُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yeri de biz döşedik. Biz ne güzel döşeyiciyiz.

İlişkiler7 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış

وَمِن كُلِّ شَىۡءٍ خَلَقۡنَا زَوۡجَيۡنِ لَعَلَّكُمۡ تَذَكَّرُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Düşünüp ibret alasınız diye her şeyden (erkekli dişili) iki eş yarattık.

İlişkiler13 bağlantı · 3 tür

Aynı konu
Genelleştirir
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

فَفِرُّوٓاْ إِلَى ٱللَّهِۖ إِنِّى لَكُم مِّنۡهُ نَذِيرٌ مُّبِينٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O halde Allah'a koşun. Şüphesiz ben, size O'nun katından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım.

İlişkiler13 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

وَلَا تَجۡعَلُواْ مَعَ ٱللَّهِ إِلَـٰهًا ءَاخَرَۖ إِنِّى لَكُم مِّنۡهُ نَذِيرٌ مُّبِينٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah ile beraber başka bir ilah edinmeyin. Gerçekten ben, size, Allah tarafından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım.

İlişkiler17 bağlantı · 4 tür

Aynı hüküm
Aynı ibare+5 daha
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

Sayfa 523 Zariyat

كَذَٰلِكَ مَآ أَتَى ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا قَالُواْ سَاحِرٌ أَوۡ مَجۡنُونٌ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte böyle! Onlardan öncekilere hiçbir peygamber gelmemişti ki, "O bir büyücüdür" yahut "bir delidir" demiş olmasınlar.

İlişkiler18 bağlantı · 5 tür

Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu+3 daha
Genelleştirir
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

أَتَوَاصَوۡاْ بِهِۦۚ بَلۡ هُمۡ قَوۡمٌ طَاغُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar bunu birbirlerine tavsiye mi ettiler (ki hep aynı şeyleri söylüyorlar)? Hayır, onlar azgın bir topluluktur.

İlişkiler4 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

فَتَوَلَّ عَنۡهُمۡ فَمَآ أَنتَ بِمَلُومٍ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onun için, onlardan yüz çevir. Artık kınanacak değilsin.

İlişkiler9 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَذَكِّرۡ فَإِنَّ ٱلذِّكۡرَىٰ تَنفَعُ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt mü'minlere fayda verir.

İlişkiler19 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+8 daha

وَمَا خَلَقۡتُ ٱلۡجِنَّ وَٱلۡإِنسَ إِلَّا لِيَعۡبُدُونِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.

İlişkiler26 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+16 daha

مَآ أُرِيدُ مِنۡهُم مِّن رِّزۡقٍ وَمَآ أُرِيدُ أَن يُطۡعِمُونِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ben, onlardan bir rızık istemiyorum. Bana yedirmelerini de istemiyorum.

İlişkiler4 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلرَّزَّاقُ ذُو ٱلۡقُوَّةِ ٱلۡمَتِينُ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz Allah rızık verendir, güçlüdür, çok kuvvetlidir.

İlişkiler9 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

فَإِنَّ لِلَّذِينَ ظَلَمُواْ ذَنُوبًا مِّثۡلَ ذَنُوبِ أَصۡحَـٰبِهِمۡ فَلَا يَسۡتَعۡجِلُونِ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz zulmedenler için (önceki müşrik) arkadaşlarının azap payı gibi payları vardır. Artık azabımı acele istemesinler.

İlişkiler15 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+7 daha
Henüz sınıflandırılmamış

فَوَيۡلٌ لِّلَّذِينَ كَفَرُواْ مِن يَوۡمِهِمُ ٱلَّذِى يُوعَدُونَ 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Uyarıldıkları günlerinden dolayı vay o inkar edenlerin haline!

İlişkiler5 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
Sure içi ayet haritası

…