بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).
قٓۚ وَٱلۡقُرۡءَانِ ٱلۡمَجِيدِ ١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-2) Kaf. Şerefli Kur'an'a andolsun ki kafirler, aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve şöyle dediler: "Bu tuhaf bir şeydir!"
İlişkiler17 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare85:21
Aynı konu4:108 38:1
Henüz sınıflandırılmamış1:1 2:1 13:38 23:71 40:28 +9 daha بَلۡ عَجِبُوٓاْ أَن جَآءَهُم مُّنذِرٌ مِّنۡهُمۡ فَقَالَ ٱلۡكَـٰفِرُونَ هَـٰذَا شَىۡءٌ عَجِيبٌ ٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-2) Kaf. Şerefli Kur'an'a andolsun ki kafirler, aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve şöyle dediler: "Bu tuhaf bir şeydir!"
İlişkiler12 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare10:2 38:4 38:4–5
Aynı konu4:108 7:59–64 7:63 38:2
Henüz sınıflandırılmamış2:28 38:3–8 38:5 43:30 53:59
أَءِذَا مِتۡنَا وَكُنَّا تُرَابًاۖ ذَٰلِكَ رَجۡعُۢ بَعِيدٌ ٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman mı (dirilecekmişiz)? Bu, akla uzak (imkansız) bir dönüştür!"
İlişkiler21 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare23:35 23:82 37:16 56:47
Aynı konu4:108 13:5 17:49 17:98 19:66 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış2:28 27:67 32:10 36:78 37:53 +6 daha قَدۡ عَلِمۡنَا مَا تَنقُصُ ٱلۡأَرۡضُ مِنۡهُمۡۖ وَعِندَنَا كِتَـٰبٌ حَفِيظُۢ ٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz biz, toprağın; onlardan neleri eksilttiğini bilmekteyiz. Yanımızda (o bilgileri) koruyan bir kitap vardır.
İlişkiler8 bağlantı · 2 tür
Aynı konu4:108 11:6 34:2 45:28–29 57:4
Henüz sınıflandırılmamış2:28 6:59 18:49
بَلۡ كَذَّبُواْ بِٱلۡحَقِّ لَمَّا جَآءَهُمۡ فَهُمۡ فِىٓ أَمۡرٍ مَّرِيجٍ ٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hatta gerçek kendilerine gelince onu yalanladılar. Artık onlar kararsız bir haldedirler.
İlişkiler2 bağlantı · 2 tür
Aynı konu4:108
Henüz sınıflandırılmamış43:23–25
أَفَلَمۡ يَنظُرُوٓاْ إِلَى ٱلسَّمَآءِ فَوۡقَهُمۡ كَيۡفَ بَنَيۡنَـٰهَا وَزَيَّنَّـٰهَا وَمَا لَهَا مِن فُرُوجٍ ٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Üstlerindeki göğe bakmazlar mı? Onu nasıl bina ettik, nasıl donattık! Onda hiçbir düzensizlik ve eksiklik yoktur.
İlişkiler13 bağlantı · 2 tür
Aynı konu4:108 13:2 15:16 34:9 40:64 +4 daha Henüz sınıflandırılmamış21:32 51:47 67:3 88:17
وَٱلۡأَرۡضَ مَدَدۡنَـٰهَا وَأَلۡقَيۡنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنۢبَتۡنَا فِيهَا مِن كُلِّ زَوۡجِۭ بَهِيجٍ ٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yeryüzünü de yaydık ve orada sabit dağlar yerleştirdik. Orada her türden iç açıcı çift bitkiler bitirdik.
İlişkiler22 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare15:19 16:15 22:5 26:7 31:10
Aynı konu4:108 13:3 21:31 36:36 77:27 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış16:16 27:61 39:5 41:10 43:12 +5 daha تَبۡصِرَةً وَذِكۡرَىٰ لِكُلِّ عَبۡدٍ مُّنِيبٍ ٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bütün bunlar, içtenlikle Allah'a yönelen her kulun gönül gözünü açmak ve ona öğüt ve ibret vermek içindir.
İlişkiler16 bağlantı · 3 tür
Aynı kök45:20
Aynı konu4:108 40:13
Henüz sınıflandırılmamış3:190 6:104 7:203 13:19 14:52 +8 daha وَنَزَّلۡنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً مُّبَـٰرَكًا فَأَنۢبَتۡنَا بِهِۦ جَنَّـٰتٍ وَحَبَّ ٱلۡحَصِيدِ ٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(9-11) Gökten de bereketli bir su indirip onunla kullar için rızık olarak bahçeler ve biçilecek taneler (ekinler), birbirine girmiş kat kat tomurcukları olan yüksek hurma ağaçları bitirdik ve böylece onunla ölü bir beldeye hayat verdik. İşte (dirilip kabirlerden) çıkış da böyledir.
İlişkiler11 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare6:99 14:32 22:63 23:18–19
Aynı konu4:108 16:11 78:14 80:27
Henüz sınıflandırılmamış13:3–4 35:9 67:30
وَٱلنَّخۡلَ بَاسِقَـٰتٍ لَّهَا طَلۡعٌ نَّضِيدٌ ١٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(9-11) Gökten de bereketli bir su indirip onunla kullar için rızık olarak bahçeler ve biçilecek taneler (ekinler), birbirine girmiş kat kat tomurcukları olan yüksek hurma ağaçları bitirdik ve böylece onunla ölü bir beldeye hayat verdik. İşte (dirilip kabirlerden) çıkış da böyledir.
İlişkiler8 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare14:32 22:63
Aynı konu4:108 6:99 16:11
Henüz sınıflandırılmamış7:25 43:11 71:18
رِّزۡقًا لِّلۡعِبَادِۖ وَأَحۡيَيۡنَا بِهِۦ بَلۡدَةً مَّيۡتًاۚ كَذَٰلِكَ ٱلۡخُرُوجُ ١١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(9-11) Gökten de bereketli bir su indirip onunla kullar için rızık olarak bahçeler ve biçilecek taneler (ekinler), birbirine girmiş kat kat tomurcukları olan yüksek hurma ağaçları bitirdik ve böylece onunla ölü bir beldeye hayat verdik. İşte (dirilip kabirlerden) çıkış da böyledir.
İlişkiler22 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare14:32 22:63 25:49 43:11
Aynı konu2:164 4:108 7:25 7:57 16:11 +7 daha Henüz sınıflandırılmamış2:149 20:55 22:5–6 22:6 50:42 +1 daha كَذَّبَتۡ قَبۡلَهُمۡ قَوۡمُ نُوحٍ وَأَصۡحَـٰبُ ٱلرَّسِّ وَثَمُودُ ١٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(12-14) Onlardan önce Nuh kavmi, Ress halkı ve Semud kavmi, Ad ve Firavun, Lut'un kardeşleri, Eykeliler, Tübba'ın kavmi de yalanlamıştı. Bütün bunlar (kendilerine gönderilen) peygamberleri yalanladılar, böylece kendilerini uyardığım şey gerçekleşti.
İlişkiler13 bağlantı · 4 tür
Paralel44:37
Aynı ibare38:12–14 40:5
Aynı konu4:108 7:59–60
Henüz sınıflandırılmamış7:73–79 11:40 25:38 26:122 26:159 +3 daha وَعَادٌ وَفِرۡعَوۡنُ وَإِخۡوَٰنُ لُوطٍ ١٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(12-14) Onlardan önce Nuh kavmi, Ress halkı ve Semud kavmi, Ad ve Firavun, Lut'un kardeşleri, Eykeliler, Tübba'ın kavmi de yalanlamıştı. Bütün bunlar (kendilerine gönderilen) peygamberleri yalanladılar, böylece kendilerini uyardığım şey gerçekleşti.
İlişkiler13 bağlantı · 4 tür
Paralel44:37
Aynı ibare38:12–14 40:5
Aynı konu4:108 7:65–71 27:54–58
Henüz sınıflandırılmamış7:65 25:38 26:122 26:140 34:45 +2 daha وَأَصۡحَـٰبُ ٱلۡأَيۡكَةِ وَقَوۡمُ تُبَّعٍۚ كُلٌّ كَذَّبَ ٱلرُّسُلَ فَحَقَّ وَعِيدِ ١٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(12-14) Onlardan önce Nuh kavmi, Ress halkı ve Semud kavmi, Ad ve Firavun, Lut'un kardeşleri, Eykeliler, Tübba'ın kavmi de yalanlamıştı. Bütün bunlar (kendilerine gönderilen) peygamberleri yalanladılar, böylece kendilerini uyardığım şey gerçekleşti.
İlişkiler12 bağlantı · 4 tür
Paralel44:37
Aynı ibare15:78 38:12–14 40:5 44:37
Aynı konu4:108
Henüz sınıflandırılmamış11:24 25:38 26:122 26:191 34:45 +1 daha أَفَعَيِينَا بِٱلۡخَلۡقِ ٱلۡأَوَّلِۚ بَلۡ هُمۡ فِى لَبۡسٍ مِّنۡ خَلۡقٍ جَدِيدٍ ١٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İlk yaratmada acizlik mi gösterdik ki (yeniden yaratamayalım)? Doğrusu onlar, yeniden yaratılış konusunda şüphe içindedirler.
İlişkiler13 bağlantı · 2 tür
Aynı konu4:108 10:4 19:66 30:27 36:79 +4 daha Henüz sınıflandırılmamış31:28 46:33 56:60 56:62
Sayfa 519 Kaf
وَلَقَدۡ خَلَقۡنَا ٱلۡإِنسَـٰنَ وَنَعۡلَمُ مَا تُوَسۡوِسُ بِهِۦ نَفۡسُهُۥۖ وَنَحۡنُ أَقۡرَبُ إِلَيۡهِ مِنۡ حَبۡلِ ٱلۡوَرِيدِ ١٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona verdiği vesveseyi de biz biliriz. Çünkü biz, ona şah damarından daha yakınız.
İlişkiler24 bağlantı · 4 tür
Açıklar21:110
Aynı kök114:4–5
Aynı konu2:186 4:108 8:24 11:5 11:61 +7 daha Henüz sınıflandırılmamış2:27 2:107 4:103 4:117 12:53 +5 daha إِذۡ يَتَلَقَّى ٱلۡمُتَلَقِّيَانِ عَنِ ٱلۡيَمِينِ وَعَنِ ٱلشِّمَالِ قَعِيدٌ ١٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Üstelik, biri insanın sağ tarafında, biri sol tarafında oturmuş iki alıcı melek de (onun yaptıklarını) alıp kaydetmektedir.
İlişkiler25 bağlantı · 2 tür
Aynı konu4:108 17:13 18:49 21:94 43:80 +7 daha Henüz sınıflandırılmamış7:7 10:21 11:18 13:11 31:16 +8 daha مَّا يَلۡفِظُ مِن قَوۡلٍ إِلَّا لَدَيۡهِ رَقِيبٌ عَتِيدٌ ١٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnsan hiçbir söz söylemez ki onun yanında (yaptıklarını) gözetleyen (ve kaydeden) hazır bir melek bulunmasın.
İlişkiler33 bağlantı · 2 tür
Aynı konu4:108 10:21 17:13 18:49 19:79 +8 daha Henüz sınıflandırılmamış3:181 4:81 7:7 10:21 13:11 +15 daha وَجَآءَتۡ سَكۡرَةُ ٱلۡمَوۡتِ بِٱلۡحَقِّۖ ذَٰلِكَ مَا كُنتَ مِنۡهُ تَحِيدُ ١٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ölüm sarhoşluğu bir hakikat olarak insana gelir de ona, "İşte bu, senin öteden beri kaçıp durduğun şeydir" denir.
İlişkiler19 bağlantı · 3 tür
Paralel27:87
Aynı konu32:12 37:19 41:22 43:80 62:6–8 +3 daha Henüz sınıflandırılmamış9:60 23:99 28:70 33:13–16 36:51 +5 daha وَنُفِخَ فِى ٱلصُّورِۚ ذَٰلِكَ يَوۡمُ ٱلۡوَعِيدِ ٢٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(İnsanlar öldükten sonra tekrar dirilmeleri için) Sur'a üfürülecek. İşte bu, tehdidin gerçekleşeceği gündür.
İlişkiler39 bağlantı · 5 tür
Devam eder50:42
Paralel27:87 69:31
Aynı ibare18:99
Aynı konu20:102 32:12 37:19 38:64 41:22 +3 daha Henüz sınıflandırılmamış6:73 23:101 23:101–103 24:37 27:87 +22 daha وَجَآءَتۡ كُلُّ نَفۡسٍ مَّعَهَا سَآئِقٌ وَشَهِيدٌ ٢١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Herkes beraberinde bir sevk edici, bir de şahitlik edici (melek) ile gelir.
İlişkiler25 bağlantı · 3 tür
Paralel14:22 27:87 69:31
Aynı konu6:94 18:48 19:80 19:95 32:12 +6 daha Henüz sınıflandırılmamış15:29 28:70 36:51 36:53 43:61 +6 daha لَّقَدۡ كُنتَ فِى غَفۡلَةٍ مِّنۡ هَـٰذَا فَكَشَفۡنَا عَنكَ غِطَآءَكَ فَبَصَرُكَ ٱلۡيَوۡمَ حَدِيدٌ ٢٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Ona) "Andolsun ki sen bundan gaflette idin. Şimdi gaflet perdeni açtık; artık bugün gözün keskindir" (denir.)
İlişkiler24 bağlantı · 5 tür
Aynı kök18:96 57:25
Paralel14:22 27:87 69:31
Aynı ibare21:97
Aynı konu19:38 19:39 21:1 30:7 32:12 +4 daha Henüz sınıflandırılmamış18:53 28:70 34:10 36:51 36:53 +4 daha وَقَالَ قَرِينُهُۥ هَـٰذَا مَا لَدَىَّ عَتِيدٌ ٢٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Beraberindeki (melek) şöyle der: "İşte bu yanımdaki hazır."
İlişkiler30 bağlantı · 6 tür
Devam eder50:27
Aynı kök4:38 41:25 43:36
Paralel14:22 27:87 69:31
Aynı ibare50:27
Aynı konu32:12 37:19 38:64 43:80 75:30
Henüz sınıflandırılmamış2:165–167 2:256 2:284 3:167 28:70 +12 daha أَلۡقِيَا فِى جَهَنَّمَ كُلَّ كَفَّارٍ عَنِيدٍ ٢٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(24-25) (Allah, şöyle der:) "Atın cehenneme, (hakka karşı) inatçı, hayrı hep engelleyen, haddi aşan şüpheci her kafiri!"
İlişkiler18 bağlantı · 4 tür
Paralel14:22 27:87 69:31
Aynı ibare68:12
Aynı konu32:12 37:19 38:64 43:80 70:21 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış28:70 36:51 36:53 43:61 84:10 +3 daha مَّنَّاعٍ لِّلۡخَيۡرِ مُعۡتَدٍ مُّرِيبٍ ٢٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(24-25) (Allah, şöyle der:) "Atın cehenneme, (hakka karşı) inatçı, hayrı hep engelleyen, haddi aşan şüpheci her kafiri!"
İlişkiler22 bağlantı · 5 tür
Aynı kök70:21
Paralel14:22 27:87 69:31
Aynı ibare68:12
Aynı konu32:12 37:19 38:64 43:80 70:21 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış2:2 28:70 36:51 36:53 43:61 +5 daha ٱلَّذِى جَعَلَ مَعَ ٱللَّهِ إِلَـٰهًا ءَاخَرَ فَأَلۡقِيَاهُ فِى ٱلۡعَذَابِ ٱلشَّدِيدِ ٢٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Allah ile beraber, başka bir ilah edinen o kimseyi atın şiddetli azabın içine!"
İlişkiler28 bağlantı · 4 tür
Paralel14:22 27:87 69:31
Aynı ibare15:96 17:22 17:39 23:117 25:68 +4 daha Aynı konu6:19 32:12 37:19 38:64 43:80 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış27:63 28:70 36:51 36:53 43:61 +4 daha ۞ قَالَ قَرِينُهُۥ رَبَّنَا مَآ أَطۡغَيۡتُهُۥ وَلَـٰكِن كَانَ فِى ضَلَـٰلِۭ بَعِيدٍ ٢٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Arkadaşı (olan şeytan) der ki: "Ey Rabbimiz! Onu ben azdırmadım, fakat kendisi derin bir sapıklık içinde idi."
İlişkiler30 bağlantı · 6 tür
Devam eder50:23
Aynı kök4:38 41:25
Paralel14:22 27:87 43:38 69:31
Aynı ibare50:23
Aynı konu32:12 35:14 37:19 38:64 43:36 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış7:38 19:85 28:70 34:31–39 35:12 +10 daha قَالَ لَا تَخۡتَصِمُواْ لَدَىَّ وَقَدۡ قَدَّمۡتُ إِلَيۡكُم بِٱلۡوَعِيدِ ٢٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah, şöyle der: "Benim huzurumda çekişmeyin. Çünkü ben bu (konudaki) uyarıyı size önceden yaptım."
İlişkiler32 bağlantı · 3 tür
Paralel14:22 27:87 69:31
Aynı konu23:108 30:57 32:12 35:37 37:19 +6 daha Henüz sınıflandırılmamış11:105 14:21–22 16:84 27:85 28:70 +13 daha مَا يُبَدَّلُ ٱلۡقَوۡلُ لَدَىَّ وَمَآ أَنَا۠ بِظَلَّـٰمٍ لِّلۡعَبِيدِ ٢٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Benim katımda söz değiştirilmez ve ben kullara zulmedici değilim."
İlişkiler27 bağlantı · 3 tür
Paralel27:87 69:31
Aynı konu11:119 32:12 32:13 37:19 37:27 +3 daha Henüz sınıflandırılmamış6:107 10:44 10:47 13:41 16:118 +12 daha يَوۡمَ نَقُولُ لِجَهَنَّمَ هَلِ ٱمۡتَلَأۡتِ وَتَقُولُ هَلۡ مِن مَّزِيدٍ ٣٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O gün Cehenneme, "Doldun mu?" deriz. O da, "daha var mı?" der.
İlişkiler24 bağlantı · 3 tür
Paralel27:87 69:31
Aynı konu11:119 25:12 32:12 32:13 37:19 +6 daha Henüz sınıflandırılmamış26:90 28:70 36:51 36:53 43:61 +6 daha وَأُزۡلِفَتِ ٱلۡجَنَّةُ لِلۡمُتَّقِينَ غَيۡرَ بَعِيدٍ ٣١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Cennet, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara uzak olmayacak şekilde yaklaştırılacak.
İlişkiler13 bağlantı · 4 tür
Paralel27:87
Aynı ibare26:90
Aynı konu37:19 43:80 81:13
Henüz sınıflandırılmamış2:2 11:114 25:16 26:90 36:51 +3 daha هَـٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِكُلِّ أَوَّابٍ حَفِيظٍ ٣٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(32-33) (Onlara şöyle denir:) "İşte bu, size (dünyada) vaad edilmekte olan şeydir. O, her tövbe eden, O'nun emrini gözeten için, görmediği halde sırf saygıdan dolayı Rahman'dan korkan ve O'na yönelmiş bir kalp ile gelen kimseler içindir."
İlişkiler13 bağlantı · 3 tür
Paralel27:87
Aynı konu37:19 43:80
Henüz sınıflandırılmamış21:103 25:16 36:51 36:53 38:54 +5 daha مَّنۡ خَشِىَ ٱلرَّحۡمَـٰنَ بِٱلۡغَيۡبِ وَجَآءَ بِقَلۡبٍ مُّنِيبٍ ٣٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(32-33) (Onlara şöyle denir:) "İşte bu, size (dünyada) vaad edilmekte olan şeydir. O, her tövbe eden, O'nun emrini gözeten için, görmediği halde sırf saygıdan dolayı Rahman'dan korkan ve O'na yönelmiş bir kalp ile gelen kimseler içindir."
İlişkiler16 bağlantı · 4 tür
Paralel27:87
Aynı ibare36:11
Aynı konu21:49 35:18 37:19 43:80 67:12
Henüz sınıflandırılmamış2:3 20:3 23:57 25:16 26:89 +4 daha ٱدۡخُلُوهَا بِسَلَـٰمٍۖ ذَٰلِكَ يَوۡمُ ٱلۡخُلُودِ ٣٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Oraya esenlikle girin. İşte bu, ebedilik günüdür."
İlişkiler15 bağlantı · 4 tür
Paralel27:87 39:73
Aynı ibare15:46
Aynı konu10:10 37:19 43:80
Henüz sınıflandırılmamış25:16 36:51 36:53 37:40–61 43:61 +4 daha لَهُم مَّا يَشَآءُونَ فِيهَا وَلَدَيۡنَا مَزِيدٌ ٣٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Orada kendileri için diledikleri her şey vardır. Katımızda daha fazlası da vardır.
İlişkiler21 bağlantı · 3 tür
Paralel27:87
Aynı konu37:19 39:34 43:80
Henüz sınıflandırılmamış10:26 16:31 25:16 36:51 36:53 +12 daha Sayfa 520 Kaf
وَكَمۡ أَهۡلَكۡنَا قَبۡلَهُم مِّن قَرۡنٍ هُمۡ أَشَدُّ مِنۡهُم بَطۡشًا فَنَقَّبُواْ فِى ٱلۡبِلَـٰدِ هَلۡ مِن مَّحِيصٍ ٣٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz onlardan önce, kendilerinden daha zorlu nice nesilleri helak ettik de ülke ülke dolaşıp kaçacak delik aradılar. Kaçacak bir yer mi var?
İlişkiler9 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare43:8
Aynı konu6:6
Henüz sınıflandırılmamış30:9 35:44 40:21 40:82 47:8–11 +2 daha إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَذِكۡرَىٰ لِمَن كَانَ لَهُۥ قَلۡبٌ أَوۡ أَلۡقَى ٱلسَّمۡعَ وَهُوَ شَهِيدٌ ٣٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz bunda, aklı olan yahut hazır bulunup kulak veren kimseler için bir öğüt vardır.
İlişkiler11 bağlantı · 2 tür
Aynı konu7:179 20:99 69:12
Henüz sınıflandırılmamış7:176 11:120 26:194 36:70 50:8 +3 daha وَلَقَدۡ خَلَقۡنَا ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ وَمَا بَيۡنَهُمَا فِى سِتَّةِ أَيَّامٍ وَمَا مَسَّنَا مِن لُّغُوبٍ ٣٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde (altı evrede) yarattık. Bize bir yorgunluk da dokunmadı.
İlişkiler19 bağlantı · 4 tür
Açıklar7:54
Aynı ibare7:54 10:3 11:7 25:59 32:4 +1 daha Aynı konu41:9–10 46:33 50:15
Henüz sınıflandırılmamış4:82 31:28 41:9–12 41:9 41:10 +4 daha فَٱصۡبِرۡ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحۡ بِحَمۡدِ رَبِّكَ قَبۡلَ طُلُوعِ ٱلشَّمۡسِ وَقَبۡلَ ٱلۡغُرُوبِ ٣٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O halde onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan önce de, batışından önce de Rabbini hamd ederek tespih et.
İlişkiler24 bağlantı · 4 tür
Aynı hüküm11:114
Aynı ibare15:97–98 20:130 40:7 52:48–49 52:49
Aynı konu6:33–34 30:18
Henüz sınıflandırılmamış2:238 3:17 4:103 6:33 16:49 +11 daha وَمِنَ ٱلَّيۡلِ فَسَبِّحۡهُ وَأَدۡبَـٰرَ ٱلسُّجُودِ ٤٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Gecenin bir kısmında ve secdelerin ardından da O'nu tespih et.
İlişkiler21 bağlantı · 4 tür
Aynı hüküm76:26
Aynı ibare40:7 52:49
Aynı konu17:79 25:63–77 30:18 73:20
Henüz sınıflandırılmamış2:238 4:102 4:103 11:114 17:78 +9 daha وَٱسۡتَمِعۡ يَوۡمَ يُنَادِ ٱلۡمُنَادِ مِن مَّكَانٍ قَرِيبٍ ٤١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Ey Muhammed!) Çağırıcının yakın bir yerden sesleneceği gün, (o sese) kulak ver.
İlişkiler8 bağlantı · 3 tür
Paralel20:108 54:6
Aynı konu54:7 82:4
Henüz sınıflandırılmamış20:108 36:51–52 36:53 79:14
يَوۡمَ يَسۡمَعُونَ ٱلصَّيۡحَةَ بِٱلۡحَقِّۚ ذَٰلِكَ يَوۡمُ ٱلۡخُرُوجِ ٤٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O gün insanlar hakka çağıran o korkunç sesi işiteceklerdir. İşte bu, (kabirlerden) çıkış günüdür.
İlişkiler24 bağlantı · 4 tür
Devam eder50:20
Paralel20:108 36:51–65 54:6 70:43
Aynı konu11:103 50:20 64:9 82:4
Henüz sınıflandırılmamış7:25 20:55 20:108 22:6 30:19 +10 daha إِنَّا نَحۡنُ نُحۡىِۦ وَنُمِيتُ وَإِلَيۡنَا ٱلۡمَصِيرُ ٤٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz biz diriltir ve öldürürüz. Dönüş de ancak bizedir.
İlişkiler12 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare15:23
Aynı konu40:68
Henüz sınıflandırılmamış8:42 10:56 20:108 23:37 30:11 +5 daha يَوۡمَ تَشَقَّقُ ٱلۡأَرۡضُ عَنۡهُمۡ سِرَاعًاۚ ذَٰلِكَ حَشۡرٌ عَلَيۡنَا يَسِيرٌ ٤٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O gün yer, onların üzerinden süratle yarılıp açılır. Bu, (hesap için) bir toplamadır, bize göre kolaydır.
İlişkiler18 bağlantı · 3 tür
Paralel36:51 54:7
Aynı konu30:25 70:43 82:1–19 82:4 84:4 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış2:259 11:107 14:43 18:19 34:24 +4 daha نَّحۡنُ أَعۡلَمُ بِمَا يَقُولُونَۖ وَمَآ أَنتَ عَلَيۡهِم بِجَبَّارٍۖ فَذَكِّرۡ بِٱلۡقُرۡءَانِ مَن يَخَافُ وَعِيدِ ٤٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz onların ne dediklerini çok iyi biliyoruz. Sen, onlara karşı bir zorba değilsin. O halde sen, benim uyarımdan korkan kimselere Kur'an ile öğüt ver.
İlişkiler32 bağlantı · 3 tür
Aynı hüküm88:22
Henüz sınıflandırılmamış4:59 6:107 9:6 21:45 22:49 +8 daha