بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلۡمُزَّمِّلُ ١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ey örtünüp bürünen (Peygamber)!
İlişkiler9 bağlantı · 4 tür
Sınırlandırır73:2
Aynı hüküm17:79
Aynı konu74:1
Henüz sınıflandırılmamış6:19 17:79 20:130 25:30 73:8 +1 daha قُمِ ٱلَّيۡلَ إِلَّا قَلِيلًا ٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(2-3) Kalk, birazı hariç olmak üzere geceyi; yarısını ibadetle geçir. Yahut bundan biraz eksilt.
İlişkiler20 bağlantı · 4 tür
Sınırlandırır73:1
Aynı hüküm17:79
Aynı konu20:130 32:16 74:1
Henüz sınıflandırılmamış3:17 3:113 11:107 11:114 17:79 +10 daha نِّصۡفَهُۥٓ أَوِ ٱنقُصۡ مِنۡهُ قَلِيلًا ٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(2-3) Kalk, birazı hariç olmak üzere geceyi; yarısını ibadetle geçir. Yahut bundan biraz eksilt.
İlişkiler16 bağlantı · 3 tür
Aynı hüküm17:79
Aynı konu20:130 32:16 74:1
Henüz sınıflandırılmamış3:17 3:113 17:79 25:64 36:78 +7 daha أَوۡ زِدۡ عَلَيۡهِ وَرَتِّلِ ٱلۡقُرۡءَانَ تَرۡتِيلًا ٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yahut buna biraz ekle. Kur'an'ı ağır ağır, tane tane oku.
İlişkiler20 bağlantı · 4 tür
Aynı kök25:32
Aynı hüküm17:79
Aynı konu17:105–110 17:106 20:130 32:16 74:1
Henüz sınıflandırılmamış3:17 3:113 10:15 16:98 17:79 +8 daha إِنَّا سَنُلۡقِى عَلَيۡكَ قَوۡلًا ثَقِيلًا ٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz biz sana (sorumluluğu) ağır bir söz vahyedeceğiz.
İlişkiler9 bağlantı · 3 tür
Aynı hüküm17:79
Aynı konu59:21 74:1
Henüz sınıflandırılmamış17:79 35:1 51:17 86:13–14 87:6 +1 daha إِنَّ نَاشِئَةَ ٱلَّيۡلِ هِىَ أَشَدُّ وَطۡـًٔا وَأَقۡوَمُ قِيلًا ٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz gece ibadetinin etkisi daha fazla, (bu ibadetteki) sözler (Kur'an ve dua okuyuşlar) ise daha düzgün ve açıktır.
İlişkiler6 bağlantı · 4 tür
Aynı kök23:14
Aynı hüküm17:79
Aynı konu17:79 76:26
Henüz sınıflandırılmamış17:79 51:17
إِنَّ لَكَ فِى ٱلنَّهَارِ سَبۡحًا طَوِيلًا ٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Çünkü gündüzün sana uzun bir meşguliyet vardır.
İlişkiler3 bağlantı · 3 tür
Aynı kök79:3
Aynı konu28:73
Henüz sınıflandırılmamış73:20
وَٱذۡكُرِ ٱسۡمَ رَبِّكَ وَتَبَتَّلۡ إِلَيۡهِ تَبۡتِيلًا ٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Rabbinin adını an ve bütün benliğinle O'na yönel.
İlişkiler6 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare2:115
Aynı konu7:180
Henüz sınıflandırılmamış2:48 13:30 73:1 74:3–5
رَّبُّ ٱلۡمَشۡرِقِ وَٱلۡمَغۡرِبِ لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ فَٱتَّخِذۡهُ وَكِيلًا ٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O, doğunun da batının da Rabbidir. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Öyle ise O'nu vekil edin.
İlişkiler10 bağlantı · 4 tür
Aynı kök37:5 55:17 70:40
Aynı ibare2:115 26:28
Aynı konu13:30 25:58 55:17 64:13
Henüz sınıflandırılmamış7:128
وَٱصۡبِرۡ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَٱهۡجُرۡهُمۡ هَجۡرًا جَمِيلًا ١٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onların söylediklerine sabret ve onlardan güzellikle ayrıl.
İlişkiler16 bağlantı · 2 tür
Aynı konu6:33–34 25:72 76:24
Henüz sınıflandırılmamış2:109 5:13 11:115 15:85 15:99 +8 daha وَذَرۡنِى وَٱلۡمُكَذِّبِينَ أُوْلِى ٱلنَّعۡمَةِ وَمَهِّلۡهُمۡ قَلِيلًا ١١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Nimet içinde yüzen o yalanlayıcıları bana bırak ve onlara biraz mühlet ver.
İlişkiler12 bağlantı · 3 tür
Aynı hüküm86:17
Aynı konu7:183 68:44 68:45 74:11 74:11–25 +2 daha Henüz sınıflandırılmamış3:178 31:24 74:12 79:9
إِنَّ لَدَيۡنَآ أَنكَالًا وَجَحِيمًا ١٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(12-13) Çünkü bizim yanımızda (kafirler için) bukağılar vardır, cehennem vardır, boğazdan zor geçen yiyecekler vardır ve elem dolu bir azap vardır.
İlişkiler12 bağlantı · 3 tür
Aynı kök22:51
Aynı konu76:4
Henüz sınıflandırılmamış13:5 14:16–17 22:21 34:33 37:23 +5 daha وَطَعَامًا ذَا غُصَّةٍ وَعَذَابًا أَلِيمًا ١٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(12-13) Çünkü bizim yanımızda (kafirler için) bukağılar vardır, cehennem vardır, boğazdan zor geçen yiyecekler vardır ve elem dolu bir azap vardır.
İlişkiler12 bağlantı · 2 tür
Aynı konu14:16–17 14:17 44:43–46 88:6
Henüz sınıflandırılmamış13:5 22:21 34:33 40:71 68:33 +3 daha يَوۡمَ تَرۡجُفُ ٱلۡأَرۡضُ وَٱلۡجِبَالُ وَكَانَتِ ٱلۡجِبَالُ كَثِيبًا مَّهِيلًا ١٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yerin ve dağların sarsılacağı ve dağların akıp giden kum yığını olacağı günü (kıyameti) hatırla.
İlişkiler14 bağlantı · 4 tür
Aynı kök79:6
Aynı ibare69:14
Aynı konu18:47 20:105–107 22:1 56:4–6 56:5 +3 daha Henüz sınıflandırılmamış27:88 69:16 79:9 89:26
إِنَّآ أَرۡسَلۡنَآ إِلَيۡكُمۡ رَسُولًا شَـٰهِدًا عَلَيۡكُمۡ كَمَآ أَرۡسَلۡنَآ إِلَىٰ فِرۡعَوۡنَ رَسُولًا ١٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Ey Mekkeliler!) Şüphesiz biz size üzerinize şahitlik edecek bir peygamber gönderdik. Nitekim, Firavun'a da bir peygamber göndermiştik.
İlişkiler9 bağlantı · 2 tür
Aynı konu8:54 48:8
Henüz sınıflandırılmamış2:49 4:41–42 7:104 16:89 33:45 +2 daha فَعَصَىٰ فِرۡعَوۡنُ ٱلرَّسُولَ فَأَخَذۡنَـٰهُ أَخۡذًا وَبِيلًا ١٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ama Firavun o peygambere isyan etti, biz de onu ağır ve çetin bir şekilde yakalayıverdik.
İlişkiler4 bağlantı · 2 tür
Paralel43:46–52
Henüz sınıflandırılmamış7:103 7:104 67:6–12
فَكَيۡفَ تَتَّقُونَ إِن كَفَرۡتُمۡ يَوۡمًا يَجۡعَلُ ٱلۡوِلۡدَٰنَ شِيبًا ١٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hal böyle iken inkar ederseniz, çocukları ak saçlı ihtiyarlara çevirecek olan bir günden (kıyametten) nasıl korunursunuz?
İlişkiler6 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış22:1–2 41:27 56:17 76:10 82:19 +1 daha ٱلسَّمَآءُ مُنفَطِرُۢ بِهِۦۚ كَانَ وَعۡدُهُۥ مَفۡعُولًا ١٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O günle gök (bile) yarılır, Allah'ın va'di gerçekleşir.
İlişkiler2 bağlantı · 1 tür
Aynı konu55:37 82:1
إِنَّ هَـٰذِهِۦ تَذۡكِرَةٌۖ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ سَبِيلًا ١٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz bunlar bir öğüttür. Kim dilerse Rabbine ulaştıran bir yol tutar.
İlişkiler18 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare74:54–56 76:29 78:39
Aynı konu2:256 17:107 18:29 74:49 74:54 +4 daha Henüz sınıflandırılmamış4:88 10:108 24:21 51:50 51:56 +1 daha Sayfa 575 Müzzemmil
۞ إِنَّ رَبَّكَ يَعۡلَمُ أَنَّكَ تَقُومُ أَدۡنَىٰ مِن ثُلُثَىِ ٱلَّيۡلِ وَنِصۡفَهُۥ وَثُلُثَهُۥ وَطَآئِفَةٌ مِّنَ ٱلَّذِينَ مَعَكَۚ وَٱللَّهُ يُقَدِّرُ ٱلَّيۡلَ وَٱلنَّهَارَۚ عَلِمَ أَن لَّن تُحۡصُوهُ فَتَابَ عَلَيۡكُمۡۖ فَٱقۡرَءُواْ مَا تَيَسَّرَ مِنَ ٱلۡقُرۡءَانِۚ عَلِمَ أَن سَيَكُونُ مِنكُم مَّرۡضَىٰۙ وَءَاخَرُونَ يَضۡرِبُونَ فِى ٱلۡأَرۡضِ يَبۡتَغُونَ مِن فَضۡلِ ٱللَّهِۙ وَءَاخَرُونَ يُقَـٰتِلُونَ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِۖ فَٱقۡرَءُواْ مَا تَيَسَّرَ مِنۡهُۚ وَأَقِيمُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُواْ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَقۡرِضُواْ ٱللَّهَ قَرۡضًا حَسَنًاۚ وَمَا تُقَدِّمُواْ لِأَنفُسِكُم مِّنۡ خَيۡرٍ تَجِدُوهُ عِندَ ٱللَّهِ هُوَ خَيۡرًا وَأَعۡظَمَ أَجۡرًاۚ وَٱسۡتَغۡفِرُواْ ٱللَّهَۖ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمُۢ ٢٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde bulunanlardan bir topluluk da böyle yapıyor. Allah, gece ve gündüzü düzenleyip takdir eder. Sizin buna (gecenin tümünde yahut çoğunda ibadete) gücünüzün yetmeyeceğini bildi de sizi bağışladı (yükünüzü hafifletti.) Artık, Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Allah, içinizde hastaların bulunacağını, bir kısmınızın Allah'ın lütfundan rızık aramak üzere yeryüzünde dolaşacağını, diğer bir kısmınızın ise Allah yolunda çarpışacağını bilmektedir. O halde, Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, Allah'a güzel bir borç verin. Kendiniz için önceden ne iyilik gönderirseniz, onu Allah katında daha üstün bir iyilik ve daha büyük mükafat olarak bulursunuz. Allah'tan bağışlama dileyin. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
İlişkiler47 bağlantı · 5 tür
Aynı kök4:29 96:1
Aynı hüküm5:12 17:79
Aynı ibare2:43 2:110 2:245 4:64 4:106 +3 daha Aynı konu2:185 2:272 17:12 25:64 39:9 +5 daha Henüz sınıflandırılmamış2:54 2:199 3:113 4:34 6:160 +20 daha