بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلۡمُدَّثِّرُ ١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ey örtünüp bürünen (Peygamber!)
İlişkiler44 bağlantı · 2 tür
Aynı konu73:1–5
Henüz sınıflandırılmamış2:1 3:1 3:114 4:82 7:1 +38 daha قُمۡ فَأَنذِرۡ ٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İlişkiler13 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış3:114 3:159 11:62 16:125 22:52 +8 daha وَرَبَّكَ فَكَبِّرۡ ٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İlişkiler9 bağlantı · 2 tür
Aynı kök17:110–111 17:111
Henüz sınıflandırılmamış3:191–195 38:71 40:1 59:23 73:1 +2 daha وَثِيَابَكَ فَطَهِّرۡ ٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İlişkiler7 bağlantı · 2 tür
Aynı konu7:26–31
Henüz sınıflandırılmamış38:71 40:1 73:1 73:8 93:7 +1 daha وَٱلرُّجۡزَ فَٱهۡجُرۡ ٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İlişkiler9 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış2:168–169 23:96 25:30 38:71 40:1 +4 daha وَلَا تَمۡنُن تَسۡتَكۡثِرُ ٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İyiliği, daha fazlasını bekleyerek (bir kazanç elde etmek için) yapma.
İlişkiler10 bağlantı · 2 tür
Aynı kök38:39 68:3
Henüz sınıflandırılmamış30:39 40:1 55:60 57:7 73:1 +3 daha وَلِرَبِّكَ فَٱصۡبِرۡ ٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Rabbinin rızasına ermek için sabret.
İlişkiler6 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış18:6 40:1 46:35 52:48–49 73:1 +1 daha فَإِذَا نُقِرَ فِى ٱلنَّاقُورِ ٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(8-9) Sur'a üfürüldüğü zaman var ya; işte o gün çetin bir gündür.
İlişkiler3 bağlantı · 2 tür
Aynı konu39:68
Henüz sınıflandırılmamış27:87 40:1
فَذَٰلِكَ يَوۡمَئِذٍ يَوۡمٌ عَسِيرٌ ٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(8-9) Sur'a üfürüldüğü zaman var ya; işte o gün çetin bir gündür.
İlişkiler7 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış25:25 25:26 31:33 34:40 40:1 +2 daha عَلَى ٱلۡكَـٰفِرِينَ غَيۡرُ يَسِيرٍ ١٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kafirler için hiç kolay değildir.
İlişkiler8 bağlantı · 3 tür
Aynı kök17:8
Aynı konu25:26 54:6–8
Henüz sınıflandırılmamış5:67 25:25 25:26 40:1 57:20
ذَرۡنِى وَمَنۡ خَلَقۡتُ وَحِيدًا ١١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Beni, yarattığım kişiyle baş başa bırak.
İlişkiler7 bağlantı · 2 tür
Aynı konu19:80 73:11
Henüz sınıflandırılmamış2:109 6:94 40:1 68:44 104:3
وَجَعَلۡتُ لَهُۥ مَالًا مَّمۡدُودًا ١٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(12-13) Ona bol mal ve gözü önünde duran oğullar verdim.
İlişkiler8 bağlantı · 2 tür
Aynı konu34:34–35 68:14 73:11 104:2–4
Henüz sınıflandırılmamış40:1 57:20 73:11 104:3
وَبَنِينَ شُهُودًا ١٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(12-13) Ona bol mal ve gözü önünde duran oğullar verdim.
İlişkiler6 bağlantı · 2 tür
Aynı konu68:14 73:11
Henüz sınıflandırılmamış3:14 9:55 40:1 104:3
وَمَهَّدتُّ لَهُۥ تَمۡهِيدًا ١٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kendisine alabildiğine imkanlar sağladım.
İlişkiler5 bağlantı · 2 tür
Aynı konu73:11
Henüz sınıflandırılmamış2:29 14:32–34 40:1 104:3
ثُمَّ يَطۡمَعُ أَنۡ أَزِيدَ ١٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra da o hırsla daha da artırmamı umar.
İlişkiler5 bağlantı · 2 tür
Aynı konu73:11
Henüz sınıflandırılmamış40:1 42:20 74:6 104:3
كَلَّآۖ إِنَّهُۥ كَانَ لِـَٔايَـٰتِنَا عَنِيدًا ١٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hayır, umduğu gibi olmayacak. Çünkü o, bizim ayetlerimize karşı inatçıdır.
İlişkiler5 bağlantı · 2 tür
Aynı konu73:11
Henüz sınıflandırılmamış23:66 40:1 96:6 104:3
سَأُرۡهِقُهُۥ صَعُودًا ١٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ben onu dimdik bir yokuşa sardıracağım.
İlişkiler6 bağlantı · 2 tür
Aynı konu73:11
Henüz sınıflandırılmamış40:1 72:16 72:17 90:1–19 104:3
Sayfa 576 Müddessir
إِنَّهُۥ فَكَّرَ وَقَدَّرَ ١٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Çünkü o, düşündü taşındı, ölçtü biçti.
İlişkiler8 bağlantı · 2 tür
Aynı konu73:11
Henüz sınıflandırılmamış7:176 10:38 11:13–14 40:1 80:17 +2 daha فَقُتِلَ كَيۡفَ قَدَّرَ ١٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kahrolası nasıl da ölçtü biçti!
İlişkiler5 bağlantı · 2 tür
Aynı konu73:11
Henüz sınıflandırılmamış40:1 42:17 80:17 104:3
ثُمَّ قُتِلَ كَيۡفَ قَدَّرَ ٢٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yine kahrolası, nasıl ölçtü biçti!
İlişkiler6 bağlantı · 2 tür
Aynı konu73:11
Henüz sınıflandırılmamış22:72 40:1 42:17 80:17 104:3
ثُمَّ نَظَرَ ٢١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra (Kur'an hakkında) derin derin düşündü.
İlişkiler5 bağlantı · 2 tür
Aynı konu73:11
Henüz sınıflandırılmamış40:1 55:64 80:17 104:3
ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَ ٢٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra yüzünü ekşitti, kaşlarını çattı.
İlişkiler6 bağlantı · 2 tür
Aynı konu73:11
Henüz sınıflandırılmamış40:1 80:1 80:2 80:17 104:3
ثُمَّ أَدۡبَرَ وَٱسۡتَكۡبَرَ ٢٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(23-24) Sonra arkasını döndü ve büyüklük taslayıp şöyle dedi: "Bu, ancak nakledilegelen bir sihirdir."
İlişkiler7 bağlantı · 3 tür
Aynı kök70:17
Aynı konu73:11
Henüz sınıflandırılmamış4:63 40:1 80:2 80:17 104:3
فَقَالَ إِنۡ هَـٰذَآ إِلَّا سِحۡرٌ يُؤۡثَرُ ٢٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(23-24) Sonra arkasını döndü ve büyüklük taslayıp şöyle dedi: "Bu, ancak nakledilegelen bir sihirdir."
İlişkiler19 bağlantı · 3 tür
Aynı kök2:102
Aynı konu6:105 10:76 11:7 21:3 21:3–8 +5 daha Henüz sınıflandırılmamış7:116 15:14–15 16:103 20:66 40:1 +3 daha إِنۡ هَـٰذَآ إِلَّا قَوۡلُ ٱلۡبَشَرِ ٢٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Bu, ancak insan sözüdür."
İlişkiler8 bağlantı · 2 tür
Aynı konu6:105 7:203 10:13–17 73:11
Henüz sınıflandırılmamış39:23 40:1 80:17 104:3
سَأُصۡلِيهِ سَقَرَ ٢٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ben onu "Sekar"a (cehenneme) sokacağım.
İlişkiler9 bağlantı · 2 tür
Aynı konu6:105 74:35 104:4
Henüz sınıflandırılmamış39:23 40:1 54:47–48 54:48 55:48 +1 daha وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا سَقَرُ ٢٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sekar'ın ne olduğunu sen ne bileceksin?
İlişkiler5 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış4:56 39:23 40:1 55:48 104:3
لَا تُبۡقِى وَلَا تَذَرُ ٢٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Geride bir şey koymaz, bırakmaz.
İlişkiler14 bağlantı · 2 tür
Aynı konu4:56 87:13
Henüz sınıflandırılmamış2:39 4:56 4:169 5:37 20:74 +7 daha لَوَّاحَةٌ لِّلۡبَشَرِ ٢٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İlişkiler13 bağlantı · 3 tür
Aynı kök85:22
Aynı konu4:56
Henüz sınıflandırılmamış4:56 6:91 7:145 22:74 39:23 +6 daha عَلَيۡهَا تِسۡعَةَ عَشَرَ ٣٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Üzerinde on dokuz (görevli melek) vardır.
İlişkiler66 bağlantı · 2 tür
Aynı konu29:48 39:71 66:6
Henüz sınıflandırılmamış1:1 2:1 2:2 2:6 2:23 +58 daha وَمَا جَعَلۡنَآ أَصۡحَـٰبَ ٱلنَّارِ إِلَّا مَلَـٰٓئِكَةًۙ وَمَا جَعَلۡنَا عِدَّتَهُمۡ إِلَّا فِتۡنَةً لِّلَّذِينَ كَفَرُواْ لِيَسۡتَيۡقِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَـٰبَ وَيَزۡدَادَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِيمَـٰنًاۙ وَلَا يَرۡتَابَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَـٰبَ وَٱلۡمُؤۡمِنُونَۙ وَلِيَقُولَ ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ وَٱلۡكَـٰفِرُونَ مَاذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِهَـٰذَا مَثَلًاۚ كَذَٰلِكَ يُضِلُّ ٱللَّهُ مَن يَشَآءُ وَيَهۡدِى مَن يَشَآءُۚ وَمَا يَعۡلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ إِلَّا هُوَۚ وَمَا هِىَ إِلَّا ذِكۡرَىٰ لِلۡبَشَرِ ٣١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz, cehennemin görevlilerini ancak meleklerden kıldık. Onların sayısını inkar edenler için bir imtihan vesilesi yaptık ki kendilerine kitap verilenler kesin olarak bilsinler, iman edenlerin imanı artsın, kendilerine kitap verilenler ve mü'minler şüpheye düşmesin, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ile kafirler, "Allah, örnek olarak bununla neyi anlatmak istedi" desinler. İşte böyle. Allah, dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletir. Rabbinin ordularını ancak kendisi bilir. Bu, insanlar için ancak bir uyarıdır.
İlişkiler79 bağlantı · 4 tür
Aynı kök9:49 48:7 65:10
Aynı ibare2:10 2:26 9:125 22:52–54 22:53 +2 daha Aynı konu2:102 3:7 7:155 8:2 9:124 +7 daha Henüz sınıflandırılmamış2:118 2:213 2:284 3:73 3:173 +52 daha كَلَّا وَٱلۡقَمَرِ ٣٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(32-37) Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir.
İlişkiler15 bağlantı · 3 tür
Aynı kök54:1–5 91:2
Aynı konu29:48
Henüz sınıflandırılmamış10:20 21:3 27:93 29:50 39:23 +7 daha وَٱلَّيۡلِ إِذۡ أَدۡبَرَ ٣٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(32-37) Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir.
İlişkiler15 bağlantı · 2 tür
Aynı konu29:48 81:17–18
Henüz sınıflandırılmamış2:17 10:20 21:3 27:93 29:50 +8 daha وَٱلصُّبۡحِ إِذَآ أَسۡفَرَ ٣٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(32-37) Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir.
İlişkiler14 bağlantı · 3 tür
Aynı kök6:96
Aynı konu29:48
Henüz sınıflandırılmamış10:20 17:12 21:3 27:93 29:50 +7 daha إِنَّهَا لَإِحۡدَى ٱلۡكُبَرِ ٣٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(32-37) Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir.
İlişkiler14 bağlantı · 4 tür
Devam eder74:36
Aynı kök79:20
Aynı konu29:48 74:26
Henüz sınıflandırılmamış2:106 10:20 21:3 27:93 29:50 +5 daha نَذِيرًا لِّلۡبَشَرِ ٣٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(32-37) Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir.
İlişkiler8 bağlantı · 2 tür
Devam eder74:35
Henüz sınıflandırılmamış14:52 29:50 39:23 40:1 55:48 +2 daha لِمَن شَآءَ مِنكُمۡ أَن يَتَقَدَّمَ أَوۡ يَتَأَخَّرَ ٣٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(32-37) Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir.
İlişkiler5 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış29:50 39:23 40:1 55:48 56:7–10
كُلُّ نَفۡسِۭ بِمَا كَسَبَتۡ رَهِينَةٌ ٣٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Herkes kazandığına karşılık bir rehindir.
İlişkiler23 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare6:70 40:17
Aynı konu2:48 2:123 6:164 17:15 19:59 +8 daha Henüz sınıflandırılmamış13:33 15:29 27:89 39:19 40:1 +3 daha إِلَّآ أَصۡحَـٰبَ ٱلۡيَمِينِ ٣٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ancak ahiret mutluluğuna eren kimseler başka.
İlişkiler18 bağlantı · 5 tür
Aynı kök18:17 56:8 90:18
Paralel7:44
Aynı ibare56:27 56:27–40 56:38 56:90 56:90–91
Aynı konu19:59 52:21 70:36
Henüz sınıflandırılmamış17:71 40:1 56:7–10 69:19 84:7 +1 daha فِى جَنَّـٰتٍ يَتَسَآءَلُونَ ٤٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(40-42) Onlar cennetlerdedirler. Birbirlerine suçlular hakkında sorular sorarlar ve dönüp onlara şöyle derler: "Sizi Sekar'a (cehenneme) ne soktu?"
İlişkiler5 bağlantı · 3 tür
Paralel7:44
Aynı konu19:59 52:21 70:36
Henüz sınıflandırılmamış40:1
عَنِ ٱلۡمُجۡرِمِينَ ٤١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(40-42) Onlar cennetlerdedirler. Birbirlerine suçlular hakkında sorular sorarlar ve dönüp onlara şöyle derler: "Sizi Sekar'a (cehenneme) ne soktu?"
İlişkiler8 bağlantı · 3 tür
Paralel7:44
Aynı konu19:59 52:21 70:36 77:48
Henüz sınıflandırılmamış40:1 51:15 54:48
مَا سَلَكَكُمۡ فِى سَقَرَ ٤٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(40-42) Onlar cennetlerdedirler. Birbirlerine suçlular hakkında sorular sorarlar ve dönüp onlara şöyle derler: "Sizi Sekar'a (cehenneme) ne soktu?"
İlişkiler10 bağlantı · 3 tür
Paralel7:44
Aynı konu19:59 36:59–64 52:21 70:36 77:48 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış40:1 54:48 74:28
قَالُواْ لَمۡ نَكُ مِنَ ٱلۡمُصَلِّينَ ٤٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar şöyle derler: "Biz namaz kılanlardan değildik."
İlişkiler15 bağlantı · 5 tür
Karşıtlık87:15
Aynı kök2:157 33:43 70:22
Paralel7:44
Aynı konu19:59 52:21 70:36 77:48 107:3
Henüz sınıflandırılmamış9:99 40:1 75:31 75:31–32 107:4–5
وَلَمۡ نَكُ نُطۡعِمُ ٱلۡمِسۡكِينَ ٤٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İlişkiler12 bağlantı · 5 tür
Aynı kök68:24
Paralel7:44
Aynı hüküm107:3
Aynı konu52:21 69:34 70:36 89:18 107:1–7 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış9:75–76 36:47 40:1
وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَ ٱلۡخَآئِضِينَ ٤٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Batıla dalanlarla birlikte biz de dalardık."
İlişkiler12 bağlantı · 4 tür
Aynı kök6:68 6:91 9:65 43:83 52:12 +1 daha Paralel7:44
Aynı konu4:140 52:21 70:36
Henüz sınıflandırılmamış9:69 40:1
وَكُنَّا نُكَذِّبُ بِيَوۡمِ ٱلدِّينِ ٤٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Ceza gününü de yalanlıyorduk."
İlişkiler14 bağlantı · 4 tür
Paralel7:44
Aynı ibare1:4 83:11
Aynı konu52:21 70:36 82:9 95:7 107:1
Henüz sınıflandırılmamış27:66 40:1 67:8–11 82:18–19 82:19 +1 daha حَتَّىٰٓ أَتَىٰنَا ٱلۡيَقِينُ ٤٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Nihayet ölüm bize gelip çattı."
İlişkiler10 bağlantı · 4 tür
Aynı kök15:99
Paralel7:44
Aynı konu32:12 52:21 70:36
Henüz sınıflandırılmamış23:99–108 27:66 40:1 83:11 102:5
Sayfa 577 Müddessir
فَمَا تَنفَعُهُمۡ شَفَـٰعَةُ ٱلشَّـٰفِعِينَ ٤٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Artık şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez.
İlişkiler27 bağlantı · 7 tür
Açıklar7:53
Sınırlandırır20:109
İstisna tanır19:87 20:109
Aynı kök2:255
Paralel7:44
Aynı konu2:48 6:70 10:3 21:28 26:100 +5 daha Henüz sınıflandırılmamış2:123 2:254 6:51 6:94 11:46 +6 daha فَمَا لَهُمۡ عَنِ ٱلتَّذۡكِرَةِ مُعۡرِضِينَ ٤٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Böyle iken onlara ne oluyor da, öğütten yüz çeviriyorlar?
İlişkiler15 bağlantı · 3 tür
Aynı kök69:38–51
Aynı konu70:36 73:19
Henüz sınıflandırılmamış15:9 21:2 21:24 26:5 32:22 +7 daha كَأَنَّهُمۡ حُمُرٌ مُّسۡتَنفِرَةٌ ٥٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(50-51) Onlar sanki arslandan kaçan yaban eşekleridirler.
İlişkiler5 bağlantı · 2 tür
Aynı konu70:36
Henüz sınıflandırılmamış4:61 7:175–176 40:1 62:5
فَرَّتۡ مِن قَسۡوَرَةِۭ ٥١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(50-51) Onlar sanki arslandan kaçan yaban eşekleridirler.
İlişkiler6 bağlantı · 2 tür
Aynı konu70:36
Henüz sınıflandırılmamış4:61 7:133 23:66 40:1 62:5
بَلۡ يُرِيدُ كُلُّ ٱمۡرِئٍ مِّنۡهُمۡ أَن يُؤۡتَىٰ صُحُفًا مُّنَشَّرَةً ٥٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hatta onlardan her bir kişi, kendisine açılmış sahifeler verilmesini istiyor.
İlişkiler9 bağlantı · 2 tür
Aynı konu2:118 4:153 17:90–94 17:93 70:36
Henüz sınıflandırılmamış6:7 6:124 40:1 62:5
كَلَّاۖ بَل لَّا يَخَافُونَ ٱلۡـَٔاخِرَةَ ٥٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hayır, hayır! Onlar ahiretten korkmuyorlar.
İlişkiler3 bağlantı · 2 tür
Aynı konu70:36
Henüz sınıflandırılmamış11:103 40:1
كَلَّآ إِنَّهُۥ تَذۡكِرَةٌ ٥٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hayır, düşündükleri gibi değil! Şüphesiz bu (Kur'an) bir uyarıdır.
İlişkiler14 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare73:19 76:29
Aynı konu70:36 73:19 78:39 80:12
Henüz sınıflandırılmamış6:36 40:1 43:44 80:12 81:27 +3 daha فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ ٥٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Artık kim dilerse ondan öğüt alır.
İlişkiler17 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare73:19 76:29 80:12
Aynı konu70:36 73:19 78:39 81:27–28 81:28
Henüz sınıflandırılmamış2:256 40:1 76:29 76:30 80:11–12 +4 daha وَمَا يَذۡكُرُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُۚ هُوَ أَهۡلُ ٱلتَّقۡوَىٰ وَأَهۡلُ ٱلۡمَغۡفِرَةِ ٥٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bununla beraber, Allah dilemedikçe öğüt alamazlar. O takvaya (kendisine karşı gelmekten sakınılmaya) ehil olandır, bağışlamaya ehil olandır.
İlişkiler11 bağlantı · 2 tür
Aynı ibare73:19 81:27–29
Henüz sınıflandırılmamış4:88 4:165 20:133–134 39:7 40:1 +4 daha