İçeriğe geç
Linked QuranBırak Kuran kendini açıklasın
Ayete git

Sureler yükleniyor…

Cin

al-Jinn · Cin · 28 ayet

Cin
Sayfaya git

Bu sure 572–573. sayfalarda.

Ayete git

Sureler yükleniyor…

72:1

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).

قُلۡ أُوحِىَ إِلَىَّ أَنَّهُ ٱسۡتَمَعَ نَفَرٌ مِّنَ ٱلۡجِنِّ فَقَالُوٓاْ إِنَّا سَمِعۡنَا قُرۡءَانًا عَجَبًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-2) (Ey Muhammed!) De ki: "Bana cinlerden bir topluluğun (Kur'an'ı) dinleyip şöyle dedikleri vahyedildi: "Şüphesiz biz doğruya ileten hayranlık verici bir Kur'an dinledik de ona inandık. Artık, Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız."

İlişkiler41 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı hüküm
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+24 daha
72:2

يَهۡدِىٓ إِلَى ٱلرُّشۡدِ فَـَٔامَنَّا بِهِۦۖ وَلَن نُّشۡرِكَ بِرَبِّنَآ أَحَدًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-2) (Ey Muhammed!) De ki: "Bana cinlerden bir topluluğun (Kur'an'ı) dinleyip şöyle dedikleri vahyedildi: "Şüphesiz biz doğruya ileten hayranlık verici bir Kur'an dinledik de ona inandık. Artık, Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız."

İlişkiler17 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+7 daha
72:3

وَأَنَّهُۥ تَعَـٰلَىٰ جَدُّ رَبِّنَا مَا ٱتَّخَذَ صَـٰحِبَةً وَلَا وَلَدًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Doğrusu Rabbimizin şanı çok yücedir; ne bir eş edinmiştir, ne de bir çocuk."

İlişkiler16 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı hüküm
Aynı konu+3 daha
Henüz sınıflandırılmamış
72:4

وَأَنَّهُۥ كَانَ يَقُولُ سَفِيهُنَا عَلَى ٱللَّهِ شَطَطًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Demek bizim beyinsiz olanımız, Allah hakkında doğruluktan uzak sözler söylüyormuş."

İlişkiler12 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha
72:5

وَأَنَّا ظَنَنَّآ أَن لَّن تَقُولَ ٱلۡإِنسُ وَٱلۡجِنُّ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Şüphesiz biz, insanların ve cinlerin Allah hakkında asla yalan söylemeyeceklerini sanıyorduk."

İlişkiler13 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha
72:6

وَأَنَّهُۥ كَانَ رِجَالٌ مِّنَ ٱلۡإِنسِ يَعُوذُونَ بِرِجَالٍ مِّنَ ٱلۡجِنِّ فَزَادُوهُمۡ رَهَقًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Doğrusu insanlardan bazı kimseler, cinlerden bazılarına sığınırlardı da, cinler onların taşkınlıklarını artırırlardı."

İlişkiler20 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha
72:7

وَأَنَّهُمۡ ظَنُّواْ كَمَا ظَنَنتُمۡ أَن لَّن يَبۡعَثَ ٱللَّهُ أَحَدًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Gerçekten onlar da, sizin sandığınız gibi, Allah'ın hiç kimseyi öldükten sonra tekrar diriltmeyeceğini sanmışlardı."

İlişkiler9 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış
72:8

وَأَنَّا لَمَسۡنَا ٱلسَّمَآءَ فَوَجَدۡنَـٰهَا مُلِئَتۡ حَرَسًا شَدِيدًا وَشُهُبًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Kuşkusuz biz göğe ulaşmak istedik, fakat onu çetin bekçilerle ve yakıcı ışıklarla dolu bulduk."

İlişkiler31 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı konu+5 daha
Henüz sınıflandırılmamış+14 daha
72:9

وَأَنَّا كُنَّا نَقۡعُدُ مِنۡهَا مَقَـٰعِدَ لِلسَّمۡعِۖ فَمَن يَسۡتَمِعِ ٱلۡـَٔانَ يَجِدۡ لَهُۥ شِهَابًا رَّصَدًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Halbuki biz, (daha önce) göğün bazı yerlerinde gayb haberlerini dinlemek için otururduk. Fakat şimdi her kim dinlemeye kalkacak olursa, kendini gözetleyen yakıcı bir ışık bulur."

İlişkiler24 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+8 daha

وَأَنَّا لَا نَدۡرِىٓ أَشَرٌّ أُرِيدَ بِمَن فِى ٱلۡأَرۡضِ أَمۡ أَرَادَ بِهِمۡ رَبُّهُمۡ رَشَدًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Hakikaten biz bilmiyoruz, yeryüzündekilere kötülük mü istendi, yoksa Rableri onlara bir hayır mı diledi?"

İlişkiler11 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَأَنَّا مِنَّا ٱلصَّـٰلِحُونَ وَمِنَّا دُونَ ذَٰلِكَۖ كُنَّا طَرَآئِقَ قِدَدًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Doğrusu içimizde salih olanlar da var, olmayanlar da. Ayrı ayrı yollar tutmuşuz."

İlişkiler6 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَأَنَّا ظَنَنَّآ أَن لَّن نُّعۡجِزَ ٱللَّهَ فِى ٱلۡأَرۡضِ وَلَن نُّعۡجِزَهُۥ هَرَبًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Muhakkak ki biz Allah'ı yeryüzünde aciz bırakamayacağımızı, kaçarak da onu aciz bırakamayacağımızı anladık."

İlişkiler7 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَأَنَّا لَمَّا سَمِعۡنَا ٱلۡهُدَىٰٓ ءَامَنَّا بِهِۦۖ فَمَن يُؤۡمِنۢ بِرَبِّهِۦ فَلَا يَخَافُ بَخۡسًا وَلَا رَهَقًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Gerçekten biz hidayet rehberini (Kur'an'ı) işitince ona inandık. Kim Rabbine inanırsa, artık ne hakkının eksik verilmesinden, ne de haksızlığa uğramaktan korkar."

İlişkiler7 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

Sayfa 573 Cin

وَأَنَّا مِنَّا ٱلۡمُسۡلِمُونَ وَمِنَّا ٱلۡقَـٰسِطُونَۖ فَمَنۡ أَسۡلَمَ فَأُوْلَـٰٓئِكَ تَحَرَّوۡاْ رَشَدًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Kuşkusuz içimizde müslüman olanlar da var, hak yoldan sapanlar da var. Kim müslüman olursa, işte onlar doğruyu arayıp bulmuşlardır."

İlişkiler7 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَأَمَّا ٱلۡقَـٰسِطُونَ فَكَانُواْ لِجَهَنَّمَ حَطَبًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Hak yoldan sapanlara gelince, onlar cehenneme odun olmuşlardır."

İlişkiler6 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Paralel
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

وَأَلَّوِ ٱسۡتَقَـٰمُواْ عَلَى ٱلطَّرِيقَةِ لَأَسۡقَيۡنَـٰهُم مَّآءً غَدَقًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(16-17) Yine de ki: "Bana şöyle de vahyedildi: 'Eğer yolda dosdoğru olurlarsa, mutlaka onlara bol yağmur yağdırırız ki bununla onları imtihan edelim. Kim Rabbinin zikrinden (Kur'an'dan) yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar."

İlişkiler8 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

لِّنَفۡتِنَهُمۡ فِيهِۚ وَمَن يُعۡرِضۡ عَن ذِكۡرِ رَبِّهِۦ يَسۡلُكۡهُ عَذَابًا صَعَدًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(16-17) Yine de ki: "Bana şöyle de vahyedildi: 'Eğer yolda dosdoğru olurlarsa, mutlaka onlara bol yağmur yağdırırız ki bununla onları imtihan edelim. Kim Rabbinin zikrinden (Kur'an'dan) yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar."

İlişkiler16 bağlantı · 3 tür

Aynı kök
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+8 daha

وَأَنَّ ٱلۡمَسَـٰجِدَ لِلَّهِ فَلَا تَدۡعُواْ مَعَ ٱللَّهِ أَحَدًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Şüphesiz mescitler, Allah'ındır. O halde, Allah ile birlikte hiç kimseye kulluk etmeyin."

İlişkiler19 bağlantı · 5 tür

Aynı kök
Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

وَأَنَّهُۥ لَمَّا قَامَ عَبۡدُ ٱللَّهِ يَدۡعُوهُ كَادُواْ يَكُونُونَ عَلَيۡهِ لِبَدًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Allah'ın kulu (Muhammed), O'na ibadet etmek için kalktığında cinler nerede ise (Kur'an'ı dinlemek için kalabalıktan) onun etrafında birbirlerine geçiyorlardı.

İlişkiler10 bağlantı · 1 tür

Henüz sınıflandırılmamış+5 daha

قُلۡ إِنَّمَآ أَدۡعُواْ رَبِّى وَلَآ أُشۡرِكُ بِهِۦٓ أَحَدًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "Şüphesiz ben ancak Rabbime ibadet ederim ve O'na hiç kimseyi ortak koşmam."

İlişkiler17 bağlantı · 2 tür

Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+8 daha

قُلۡ إِنِّى لَآ أَمۡلِكُ لَكُمۡ ضَرًّا وَلَا رَشَدًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "Şüphesiz ben, size ne zarar verebilir ne de fayda sağlayabilirim."

İlişkiler10 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+2 daha

قُلۡ إِنِّى لَن يُجِيرَنِى مِنَ ٱللَّهِ أَحَدٌ وَلَنۡ أَجِدَ مِن دُونِهِۦ مُلۡتَحَدًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "Gerçekten beni Allah'a karşı hiç kimse asla koruyamaz ve yine asla O'ndan başka sığınacak kimse de bulamam."

İlişkiler11 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+3 daha

إِلَّا بَلَـٰغًا مِّنَ ٱللَّهِ وَرِسَـٰلَـٰتِهِۦۚ وَمَن يَعۡصِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ فَإِنَّ لَهُۥ نَارَ جَهَنَّمَ خَـٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Ancak Allah'tan gelenleri tebliğ edebilirim ve O'nun vahiylerini açıklayabilirim. Kim Allah'a ve Resulüne karşı gelirse, şüphesiz onlar için, içinde ebedi kalacakları cehennem ateşi vardır."

İlişkiler14 bağlantı · 4 tür

Aynı hüküm
Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+4 daha

حَتَّىٰٓ إِذَا رَأَوۡاْ مَا يُوعَدُونَ فَسَيَعۡلَمُونَ مَنۡ أَضۡعَفُ نَاصِرًا وَأَقَلُّ عَدَدًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Nihayet uyarıldıkları şeyi gördüklerinde kimin yardımcısı daha zayıf, kimin sayısı daha azmış, bilecekler.

İlişkiler18 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış+11 daha

قُلۡ إِنۡ أَدۡرِىٓ أَقَرِيبٌ مَّا تُوعَدُونَ أَمۡ يَجۡعَلُ لَهُۥ رَبِّىٓ أَمَدًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "Sizin uyarıldığınız şey yakın mıdır, yoksa Rabbim ona uzun bir süre mi koyacaktır, bilemem."

İlişkiler4 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu
Henüz sınıflandırılmamış

عَـٰلِمُ ٱلۡغَيۡبِ فَلَا يُظۡهِرُ عَلَىٰ غَيۡبِهِۦٓ أَحَدًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O, gaybı bilendir. Hiç kimseye gaybını bildirmez.

İlişkiler36 bağlantı · 3 tür

Aynı ibare
Aynı konu+4 daha
Henüz sınıflandırılmamış+19 daha

إِلَّا مَنِ ٱرۡتَضَىٰ مِن رَّسُولٍ فَإِنَّهُۥ يَسۡلُكُ مِنۢ بَيۡنِ يَدَيۡهِ وَمِنۡ خَلۡفِهِۦ رَصَدًا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(27-28) Ancak seçtiği resuller başka. (Onlara bildirir.) Fakat O, Resulün önünde ve arkasında gözetleyici (melek)ler yürütür ki resullerin, Rablerinin vahiylerini tebliğ ettiklerini bilsin. Allah, onların her halini kuşatmış ve her şeyi inceden inceye sayıp dökmüştür.

İlişkiler27 bağlantı · 2 tür

Aynı konu+1 daha
Henüz sınıflandırılmamış+16 daha

لِّيَعۡلَمَ أَن قَدۡ أَبۡلَغُواْ رِسَـٰلَـٰتِ رَبِّهِمۡ وَأَحَاطَ بِمَا لَدَيۡهِمۡ وَأَحۡصَىٰ كُلَّ شَىۡءٍ عَدَدَۢا 

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(27-28) Ancak seçtiği resuller başka. (Onlara bildirir.) Fakat O, Resulün önünde ve arkasında gözetleyici (melek)ler yürütür ki resullerin, Rablerinin vahiylerini tebliğ ettiklerini bilsin. Allah, onların her halini kuşatmış ve her şeyi inceden inceye sayıp dökmüştür.

İlişkiler45 bağlantı · 4 tür

Aynı kök
Aynı ibare
Aynı konu+6 daha
Henüz sınıflandırılmamış+25 daha
Sure içi ayet haritası

…