بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).
قُلۡ أُوحِىَ إِلَىَّ أَنَّهُ ٱسۡتَمَعَ نَفَرٌ مِّنَ ٱلۡجِنِّ فَقَالُوٓاْ إِنَّا سَمِعۡنَا قُرۡءَانًا عَجَبًا ١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-2) (Ey Muhammed!) De ki: "Bana cinlerden bir topluluğun (Kur'an'ı) dinleyip şöyle dedikleri vahyedildi: "Şüphesiz biz doğruya ileten hayranlık verici bir Kur'an dinledik de ona inandık. Artık, Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız."
İlişkiler41 bağlantı · 5 tür
Aynı kök6:112 7:179 18:50 27:39
Paralel46:29 46:29–32 46:30
Aynı hüküm46:29
Aynı konu6:130 55:35 72:5 81:25
Henüz sınıflandırılmamış1:1 2:102 6:86 6:100 6:128 +24 daha يَهۡدِىٓ إِلَى ٱلرُّشۡدِ فَـَٔامَنَّا بِهِۦۖ وَلَن نُّشۡرِكَ بِرَبِّنَآ أَحَدًا ٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(1-2) (Ey Muhammed!) De ki: "Bana cinlerden bir topluluğun (Kur'an'ı) dinleyip şöyle dedikleri vahyedildi: "Şüphesiz biz doğruya ileten hayranlık verici bir Kur'an dinledik de ona inandık. Artık, Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız."
İlişkiler17 bağlantı · 4 tür
Aynı kök27:39
Paralel46:29 46:30
Aynı konu55:35 81:25
Henüz sınıflandırılmamış2:256 4:175 6:130 10:15 17:9 +7 daha وَأَنَّهُۥ تَعَـٰلَىٰ جَدُّ رَبِّنَا مَا ٱتَّخَذَ صَـٰحِبَةً وَلَا وَلَدًا ٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Doğrusu Rabbimizin şanı çok yücedir; ne bir eş edinmiştir, ne de bir çocuk."
İlişkiler16 bağlantı · 5 tür
Aynı kök20:114 27:39
Paralel46:29
Aynı hüküm112:3
Aynı konu6:101 17:111 19:35 25:2 39:4 +3 daha Henüz sınıflandırılmamış10:68 19:88 46:29 112:1–4
وَأَنَّهُۥ كَانَ يَقُولُ سَفِيهُنَا عَلَى ٱللَّهِ شَطَطًا ٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Demek bizim beyinsiz olanımız, Allah hakkında doğruluktan uzak sözler söylüyormuş."
İlişkiler12 bağlantı · 4 tür
Aynı kök18:14 27:39
Paralel46:29
Aynı konu55:35 81:25
Henüz sınıflandırılmamış5:18 7:169 10:17 16:105 34:41 +2 daha وَأَنَّا ظَنَنَّآ أَن لَّن تَقُولَ ٱلۡإِنسُ وَٱلۡجِنُّ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا ٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Şüphesiz biz, insanların ve cinlerin Allah hakkında asla yalan söylemeyeceklerini sanıyorduk."
İlişkiler13 bağlantı · 4 tür
Aynı kök2:78 27:39
Paralel46:29
Aynı konu55:35 72:1 81:25
Henüz sınıflandırılmamış7:46 11:18–19 12:109 16:105 34:41 +2 daha وَأَنَّهُۥ كَانَ رِجَالٌ مِّنَ ٱلۡإِنسِ يَعُوذُونَ بِرِجَالٍ مِّنَ ٱلۡجِنِّ فَزَادُوهُمۡ رَهَقًا ٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Doğrusu insanlardan bazı kimseler, cinlerden bazılarına sığınırlardı da, cinler onların taşkınlıklarını artırırlardı."
İlişkiler20 bağlantı · 4 tür
Aynı kök6:130 27:39 41:36
Paralel46:29
Aynı konu6:100 6:112 34:40–41 41:29 55:35 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış2:102 6:126–130 7:46 22:13 24:37 +5 daha وَأَنَّهُمۡ ظَنُّواْ كَمَا ظَنَنتُمۡ أَن لَّن يَبۡعَثَ ٱللَّهُ أَحَدًا ٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Gerçekten onlar da, sizin sandığınız gibi, Allah'ın hiç kimseyi öldükten sonra tekrar diriltmeyeceğini sanmışlardı."
İlişkiler9 bağlantı · 4 tür
Aynı kök27:39
Paralel46:29
Aynı konu55:35 81:25
Henüz sınıflandırılmamış11:7 40:35 46:29 75:1–4 75:40
وَأَنَّا لَمَسۡنَا ٱلسَّمَآءَ فَوَجَدۡنَـٰهَا مُلِئَتۡ حَرَسًا شَدِيدًا وَشُهُبًا ٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Kuşkusuz biz göğe ulaşmak istedik, fakat onu çetin bekçilerle ve yakıcı ışıklarla dolu bulduk."
İlişkiler31 bağlantı · 4 tür
Aynı kök27:39
Paralel46:29
Aynı konu15:17–18 15:17 15:18 37:6–10 41:12 +5 daha Henüz sınıflandırılmamış15:16–17 15:16–18 15:17–18 15:18 21:32 +14 daha وَأَنَّا كُنَّا نَقۡعُدُ مِنۡهَا مَقَـٰعِدَ لِلسَّمۡعِۖ فَمَن يَسۡتَمِعِ ٱلۡـَٔانَ يَجِدۡ لَهُۥ شِهَابًا رَّصَدًا ٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Halbuki biz, (daha önce) göğün bazı yerlerinde gayb haberlerini dinlemek için otururduk. Fakat şimdi her kim dinlemeye kalkacak olursa, kendini gözetleyen yakıcı bir ışık bulur."
İlişkiler24 bağlantı · 4 tür
Aynı kök27:39
Paralel46:29
Aynı konu15:17–18 15:17 15:18 37:6–10 37:7–10 +4 daha Henüz sınıflandırılmamış15:17 15:18 26:212 37:6–9 37:7 +8 daha وَأَنَّا لَا نَدۡرِىٓ أَشَرٌّ أُرِيدَ بِمَن فِى ٱلۡأَرۡضِ أَمۡ أَرَادَ بِهِمۡ رَبُّهُمۡ رَشَدًا ١٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Hakikaten biz bilmiyoruz, yeryüzündekilere kötülük mü istendi, yoksa Rableri onlara bir hayır mı diledi?"
İlişkiler11 bağlantı · 4 tür
Aynı kök10:11 21:51 27:39
Paralel46:29
Aynı konu55:35 81:25
Henüz sınıflandırılmamış21:35 27:65 46:29 72:19 72:24
وَأَنَّا مِنَّا ٱلصَّـٰلِحُونَ وَمِنَّا دُونَ ذَٰلِكَۖ كُنَّا طَرَآئِقَ قِدَدًا ١١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Doğrusu içimizde salih olanlar da var, olmayanlar da. Ayrı ayrı yollar tutmuşuz."
İlişkiler6 bağlantı · 4 tür
Aynı kök27:39
Paralel46:29
Aynı konu72:14 81:25
Henüz sınıflandırılmamış46:29 72:1
وَأَنَّا ظَنَنَّآ أَن لَّن نُّعۡجِزَ ٱللَّهَ فِى ٱلۡأَرۡضِ وَلَن نُّعۡجِزَهُۥ هَرَبًا ١٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Muhakkak ki biz Allah'ı yeryüzünde aciz bırakamayacağımızı, kaçarak da onu aciz bırakamayacağımızı anladık."
İlişkiler7 bağlantı · 4 tür
Aynı kök27:39
Paralel46:29
Aynı konu81:25
Henüz sınıflandırılmamış19:68–72 29:22 46:29 51:50
وَأَنَّا لَمَّا سَمِعۡنَا ٱلۡهُدَىٰٓ ءَامَنَّا بِهِۦۖ فَمَن يُؤۡمِنۢ بِرَبِّهِۦ فَلَا يَخَافُ بَخۡسًا وَلَا رَهَقًا ١٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Gerçekten biz hidayet rehberini (Kur'an'ı) işitince ona inandık. Kim Rabbine inanırsa, artık ne hakkının eksik verilmesinden, ne de haksızlığa uğramaktan korkar."
İlişkiler7 bağlantı · 4 tür
Aynı kök27:39
Paralel46:29
Aynı konu3:193 20:112
Henüz sınıflandırılmamış45:11 46:29 72:2
Sayfa 573 Cin
وَأَنَّا مِنَّا ٱلۡمُسۡلِمُونَ وَمِنَّا ٱلۡقَـٰسِطُونَۖ فَمَنۡ أَسۡلَمَ فَأُوْلَـٰٓئِكَ تَحَرَّوۡاْ رَشَدًا ١٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Kuşkusuz içimizde müslüman olanlar da var, hak yoldan sapanlar da var. Kim müslüman olursa, işte onlar doğruyu arayıp bulmuşlardır."
İlişkiler7 bağlantı · 4 tür
Aynı kök27:39
Paralel46:29
Aynı konu72:11
Henüz sınıflandırılmamış2:112 22:78 72:19 72:24
وَأَمَّا ٱلۡقَـٰسِطُونَ فَكَانُواْ لِجَهَنَّمَ حَطَبًا ١٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Hak yoldan sapanlara gelince, onlar cehenneme odun olmuşlardır."
İlişkiler6 bağlantı · 4 tür
Aynı kök27:39 111:4
Paralel46:29
Aynı konu2:24 66:6–7
Henüz sınıflandırılmamış7:179
وَأَلَّوِ ٱسۡتَقَـٰمُواْ عَلَى ٱلطَّرِيقَةِ لَأَسۡقَيۡنَـٰهُم مَّآءً غَدَقًا ١٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(16-17) Yine de ki: "Bana şöyle de vahyedildi: 'Eğer yolda dosdoğru olurlarsa, mutlaka onlara bol yağmur yağdırırız ki bununla onları imtihan edelim. Kim Rabbinin zikrinden (Kur'an'dan) yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar."
İlişkiler8 bağlantı · 3 tür
Aynı kök27:39
Aynı konu5:65–66 7:96 20:124
Henüz sınıflandırılmamış6:130 43:36 55:13 74:17
لِّنَفۡتِنَهُمۡ فِيهِۚ وَمَن يُعۡرِضۡ عَن ذِكۡرِ رَبِّهِۦ يَسۡلُكۡهُ عَذَابًا صَعَدًا ١٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(16-17) Yine de ki: "Bana şöyle de vahyedildi: 'Eğer yolda dosdoğru olurlarsa, mutlaka onlara bol yağmur yağdırırız ki bununla onları imtihan edelim. Kim Rabbinin zikrinden (Kur'an'dan) yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar."
İlişkiler16 bağlantı · 3 tür
Aynı kök27:39
Aynı konu43:36–38 43:36
Henüz sınıflandırılmamış20:124 21:2 21:24 21:105 26:5 +8 daha وَأَنَّ ٱلۡمَسَـٰجِدَ لِلَّهِ فَلَا تَدۡعُواْ مَعَ ٱللَّهِ أَحَدًا ١٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Şüphesiz mescitler, Allah'ındır. O halde, Allah ile birlikte hiç kimseye kulluk etmeyin."
İlişkiler19 bağlantı · 5 tür
Aynı kök2:144 22:40
Aynı hüküm24:36
Aynı ibare25:68 26:213 28:88
Aynı konu12:108 13:14 40:14
Henüz sınıflandırılmamış2:114 2:125 2:197 2:285 3:18 +5 daha وَأَنَّهُۥ لَمَّا قَامَ عَبۡدُ ٱللَّهِ يَدۡعُوهُ كَادُواْ يَكُونُونَ عَلَيۡهِ لِبَدًا ١٩
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Allah'ın kulu (Muhammed), O'na ibadet etmek için kalktığında cinler nerede ise (Kur'an'ı dinlemek için kalabalıktan) onun etrafında birbirlerine geçiyorlardı.
İlişkiler10 bağlantı · 1 tür
Henüz sınıflandırılmamış3:81 22:72 39:23 40:28 40:29 +5 daha قُلۡ إِنَّمَآ أَدۡعُواْ رَبِّى وَلَآ أُشۡرِكُ بِهِۦٓ أَحَدًا ٢٠
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "Şüphesiz ben ancak Rabbime ibadet ederim ve O'na hiç kimseyi ortak koşmam."
İlişkiler17 bağlantı · 2 tür
Aynı konu13:36 25:68 26:213 28:87
Henüz sınıflandırılmamış2:48 3:193 6:162–163 10:25 12:108 +8 daha قُلۡ إِنِّى لَآ أَمۡلِكُ لَكُمۡ ضَرًّا وَلَا رَشَدًا ٢١
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "Şüphesiz ben, size ne zarar verebilir ne de fayda sağlayabilirim."
İlişkiler10 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare18:27
Aynı konu7:188 10:49
Henüz sınıflandırılmamış3:128 21:51 22:12 27:92 39:23 +2 daha قُلۡ إِنِّى لَن يُجِيرَنِى مِنَ ٱللَّهِ أَحَدٌ وَلَنۡ أَجِدَ مِن دُونِهِۦ مُلۡتَحَدًا ٢٢
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "Gerçekten beni Allah'a karşı hiç kimse asla koruyamaz ve yine asla O'ndan başka sığınacak kimse de bulamam."
İlişkiler11 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare18:27
Aynı konu17:73–75 69:44–48
Henüz sınıflandırılmamış3:128 39:13 39:23 40:27 40:41–42 +3 daha إِلَّا بَلَـٰغًا مِّنَ ٱللَّهِ وَرِسَـٰلَـٰتِهِۦۚ وَمَن يَعۡصِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ فَإِنَّ لَهُۥ نَارَ جَهَنَّمَ خَـٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا ٢٣
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Ancak Allah'tan gelenleri tebliğ edebilirim ve O'nun vahiylerini açıklayabilirim. Kim Allah'a ve Resulüne karşı gelirse, şüphesiz onlar için, içinde ebedi kalacakları cehennem ateşi vardır."
İlişkiler14 bağlantı · 4 tür
Aynı hüküm4:14
Aynı ibare4:169
Aynı konu3:20 5:67 24:54
Henüz sınıflandırılmamış2:39 3:32 3:128 4:168 9:68 +4 daha حَتَّىٰٓ إِذَا رَأَوۡاْ مَا يُوعَدُونَ فَسَيَعۡلَمُونَ مَنۡ أَضۡعَفُ نَاصِرًا وَأَقَلُّ عَدَدًا ٢٤
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Nihayet uyarıldıkları şeyi gördüklerinde kimin yardımcısı daha zayıf, kimin sayısı daha azmış, bilecekler.
İlişkiler18 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare19:75
Aynı konu26:205–207
Henüz sınıflandırılmamış3:81 4:19 4:97 7:48 11:39 +11 daha قُلۡ إِنۡ أَدۡرِىٓ أَقَرِيبٌ مَّا تُوعَدُونَ أَمۡ يَجۡعَلُ لَهُۥ رَبِّىٓ أَمَدًا ٢٥
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "Sizin uyarıldığınız şey yakın mıdır, yoksa Rabbim ona uzun bir süre mi koyacaktır, bilemem."
İlişkiler4 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare21:109
Aynı konu7:187
Henüz sınıflandırılmamış39:23 79:42–44
عَـٰلِمُ ٱلۡغَيۡبِ فَلَا يُظۡهِرُ عَلَىٰ غَيۡبِهِۦٓ أَحَدًا ٢٦
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
O, gaybı bilendir. Hiç kimseye gaybını bildirmez.
İlişkiler36 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare23:92 34:3 64:18
Aynı konu2:255 3:179 6:59 11:123 15:17 +4 daha Henüz sınıflandırılmamış3:44 3:179 6:50 6:73 9:94 +19 daha إِلَّا مَنِ ٱرۡتَضَىٰ مِن رَّسُولٍ فَإِنَّهُۥ يَسۡلُكُ مِنۢ بَيۡنِ يَدَيۡهِ وَمِنۡ خَلۡفِهِۦ رَصَدًا ٢٧
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(27-28) Ancak seçtiği resuller başka. (Onlara bildirir.) Fakat O, Resulün önünde ve arkasında gözetleyici (melek)ler yürütür ki resullerin, Rablerinin vahiylerini tebliğ ettiklerini bilsin. Allah, onların her halini kuşatmış ve her şeyi inceden inceye sayıp dökmüştür.
İlişkiler27 bağlantı · 2 tür
Aynı konu3:179 15:9 15:17 22:76 81:24 +1 daha Henüz sınıflandırılmamış3:44 3:44–49 3:179 7:187 10:20 +16 daha لِّيَعۡلَمَ أَن قَدۡ أَبۡلَغُواْ رِسَـٰلَـٰتِ رَبِّهِمۡ وَأَحَاطَ بِمَا لَدَيۡهِمۡ وَأَحۡصَىٰ كُلَّ شَىۡءٍ عَدَدَۢا ٢٨
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(27-28) Ancak seçtiği resuller başka. (Onlara bildirir.) Fakat O, Resulün önünde ve arkasında gözetleyici (melek)ler yürütür ki resullerin, Rablerinin vahiylerini tebliğ ettiklerini bilsin. Allah, onların her halini kuşatmış ve her şeyi inceden inceye sayıp dökmüştür.
İlişkiler45 bağlantı · 4 tür
Aynı kök19:94
Aynı ibare7:62 7:68 7:93
Aynı konu5:67 7:79 15:9 15:17 17:73–75 +6 daha Henüz sınıflandırılmamış3:1 3:179 7:1 7:69 9:1 +25 daha