تدريس الكتابTadrees ul KitabKuran'ı Kuran'la okuma platformu

al-Fajr · Tan Vakti · 30 ayet

Katmanlar

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).

وَٱلْفَجْرِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Tan yerinin ağarmasına andolsun,

وَلَيَالٍ عَشْرٍ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

On geceye andolsun,

وَٱلشَّفْعِ وَٱلْوَتْرِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Çifte ve teke andolsun,

وَٱلَّيْلِ إِذَا يَسْرِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Geçip giden geceye andolsun (ki, müşrikler azaba uğrayacaklardır).

هَلْ فِى ذَٰلِكَ قَسَمٌ لِّذِى حِجْرٍ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Şüphesiz bunlarda, akıl sahibi bir kimse için üzerine yemin edilmeye değer bir özellik vardır.

أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in kavmi) Semud'a, kazıklar sahibi Firavun'a ne yaptığını görmedin mi?

إِرَمَ ذَاتِ ٱلْعِمَادِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in kavmi) Semud'a, kazıklar sahibi Firavun'a ne yaptığını görmedin mi?

ٱلَّتِى لَمْ يُخْلَقْ مِثْلُهَا فِى ٱلْبِلَٰدِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in kavmi) Semud'a, kazıklar sahibi Firavun'a ne yaptığını görmedin mi?

وَثَمُودَ ٱلَّذِينَ جَابُوا۟ ٱلصَّخْرَ بِٱلْوَادِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in kavmi) Semud'a, kazıklar sahibi Firavun'a ne yaptığını görmedin mi?

وَفِرْعَوْنَ ذِى ٱلْأَوْتَادِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in kavmi) Semud'a, kazıklar sahibi Firavun'a ne yaptığını görmedin mi?

ٱلَّذِينَ طَغَوْا۟ فِى ٱلْبِلَٰدِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(11-12) Bunlar şehirlerde azgınlık eden ve oralarda pek çok bozgunculuk çıkaran kimselerdi.

فَأَكْثَرُوا۟ فِيهَا ٱلْفَسَادَ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(11-12) Bunlar şehirlerde azgınlık eden ve oralarda pek çok bozgunculuk çıkaran kimselerdi.

فَصَبَّ عَلَيْهِمْ رَبُّكَ سَوْطَ عَذَابٍ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kamçısı yağdırdı.

إِنَّ رَبَّكَ لَبِٱلْمِرْصَادِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Şüphesiz Rabbin, gözetlemededir.

فَأَمَّا ٱلْإِنسَٰنُ إِذَا مَا ٱبْتَلَىٰهُ رَبُّهُۥ فَأَكْرَمَهُۥ وَنَعَّمَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّىٓ أَكْرَمَنِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

İnsan ise; Rabbi onu deneyip de kendisine ikramda bulunduğunda, ona bol bol nimetler verdiğinde, "Rabbim bana ikram etti" der.

وَأَمَّآ إِذَا مَا ٱبْتَلَىٰهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّىٓ أَهَٰنَنِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Ama onu deneyip rızkını daraltınca da, "Rabbim beni aşağıladı" der.

كَلَّا بَل لَّا تُكْرِمُونَ ٱلْيَتِيمَ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Hayır, hayır! Yetime ikram etmiyorsunuz.

وَلَا تَحَٰٓضُّونَ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Yoksulu yedirmek konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.

وَتَأْكُلُونَ ٱلتُّرَاثَ أَكْلًا لَّمًّا

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Haram helal demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz.

وَتُحِبُّونَ ٱلْمَالَ حُبًّا جَمًّا

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Malı da pek çok seviyorsunuz.

كَلَّآ إِذَا دُكَّتِ ٱلْأَرْضُ دَكًّا دَكًّا

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Hayır, yeryüzü (kıyamet sarsıntısıyla) parça parça olup dağıldığı zaman,

وَجَآءَ رَبُّكَ وَٱلْمَلَكُ صَفًّا صَفًّا

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(22-23) Rabbinin buyruğu ve saf saf dizilmiş olarak melekler geldiği ve o gün cehennem getirildiği zaman, işte o gün insan (yaptıklarını birer birer) hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ona nasıl faydası olacak!?

وَجِا۟ىٓءَ يَوْمَئِذٍۭ بِجَهَنَّمَ يَوْمَئِذٍ يَتَذَكَّرُ ٱلْإِنسَٰنُ وَأَنَّىٰ لَهُ ٱلذِّكْرَىٰ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(22-23) Rabbinin buyruğu ve saf saf dizilmiş olarak melekler geldiği ve o gün cehennem getirildiği zaman, işte o gün insan (yaptıklarını birer birer) hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ona nasıl faydası olacak!?

يَقُولُ يَٰلَيْتَنِى قَدَّمْتُ لِحَيَاتِى

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

"Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaydım" der.

فَيَوْمَئِذٍ لَّا يُعَذِّبُ عَذَابَهُۥٓ أَحَدٌ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Artık o gün, Allah'ın edeceği azabı kimse edemez.

وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُۥٓ أَحَدٌ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Onun vuracağı bağı kimse vuramaz.

يَٰٓأَيَّتُهَا ٱلنَّفْسُ ٱلْمُطْمَئِنَّةُ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(Allah, şöyle der:) "Ey huzur içinde olan nefis!"

ٱرْجِعِىٓ إِلَىٰ رَبِّكِ رَاضِيَةً مَّرْضِيَّةً

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

"Sen O'ndan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön!"

فَٱدْخُلِى فِى عِبَٰدِى

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

"(İyi) kullarımın arasına gir."

وَٱدْخُلِى جَنَّتِى

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

"Cennetime gir."