تدريس الكتابTadrees ul KitabKuran'ı Kuran'la okuma platformu

al-Balad · Şehir · 20 ayet

Katmanlar

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِBu sure besmeleyle başlar (ayet sayılmaz).

لَآ أُقْسِمُ بِهَٰذَا ٱلْبَلَدِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.

وَأَنتَ حِلٌّۢ بِهَٰذَا ٱلْبَلَدِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.

وَوَالِدٍ وَمَا وَلَدَ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.

لَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ فِى كَبَدٍ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.

أَيَحْسَبُ أَن لَّن يَقْدِرَ عَلَيْهِ أَحَدٌ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

İnsanoğlu, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?

يَقُولُ أَهْلَكْتُ مَالًا لُّبَدًا

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

"Yığınla mal harcadım" diyor.

أَيَحْسَبُ أَن لَّمْ يَرَهُۥٓ أَحَدٌ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Kendisini kimsenin görmediğini mi sanıyor?

أَلَمْ نَجْعَل لَّهُۥ عَيْنَيْنِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(8-10) Biz ona iki göz, bir dil, iki dudak vermedik mi; iki apaçık yolu (hayır ve şer yollarını) göstermedik mi?

وَلِسَانًا وَشَفَتَيْنِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(8-10) Biz ona iki göz, bir dil, iki dudak vermedik mi; iki apaçık yolu (hayır ve şer yollarını) göstermedik mi?

وَهَدَيْنَٰهُ ٱلنَّجْدَيْنِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(8-10) Biz ona iki göz, bir dil, iki dudak vermedik mi; iki apaçık yolu (hayır ve şer yollarını) göstermedik mi?

فَلَا ٱقْتَحَمَ ٱلْعَقَبَةَ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Fakat o, sarp yokuşa atılmadı.

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْعَقَبَةُ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Sarp yokuşun ne olduğunu sen ne bileceksin?

فَكُّ رَقَبَةٍ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O tutsak bir boynu çözmek (köle azat etmek)tir.

أَوْ إِطْعَٰمٌ فِى يَوْمٍ ذِى مَسْغَبَةٍ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(14-16) Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.

يَتِيمًا ذَا مَقْرَبَةٍ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(14-16) Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.

أَوْ مِسْكِينًا ذَا مَتْرَبَةٍ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(14-16) Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.

ثُمَّ كَانَ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلصَّبْرِ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلْمَرْحَمَةِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(17-18) Sonra da iman edenlerden olup birbirine sabrı tavsiye edenlerden, birbirine merhameti tavsiye edenlerden olanlar var ya, işte onlar Ahiret mutluluğuna erenlerdir.

أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(17-18) Sonra da iman edenlerden olup birbirine sabrı tavsiye edenlerden, birbirine merhameti tavsiye edenlerden olanlar var ya, işte onlar Ahiret mutluluğuna erenlerdir.

وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا هُمْ أَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Ayetlerimizi inkar edenler ise; kötülüğe batmış kimselerdir.

عَلَيْهِمْ نَارٌ مُّؤْصَدَةٌۢ

Diyanet İşleri · Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Üzerlerinde etrafı sımsıkı kapatılmış bir ateş vardır.