أَلَمۡ يَأۡتِهِمۡ نَبَأُ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡ قَوۡمِ نُوحٍ وَعَادٍ وَثَمُودَ وَقَوۡمِ إِبۡرَٰهِيمَ وَأَصۡحَـٰبِ مَدۡيَنَ وَٱلۡمُؤۡتَفِكَـٰتِۚ أَتَتۡهُمۡ رُسُلُهُم بِٱلۡبَيِّنَـٰتِۖ فَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيَظۡلِمَهُمۡ وَلَـٰكِن كَانُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ يَظۡلِمُونَ ٧٠
أَلَمۡ onlara gelmedi mi? يَأۡتِهِمۡ come to them EN نَبَأُ haberi ٱلَّذِينَ kimselerin مِن kendilerinden öncekilerin قَبۡلِهِمۡ (were) before them EN قَوۡمِ kavminin نُوحٖ Nuh وَعَادٖ ve Ad وَثَمُودَ ve Semud وَقَوۡمِ ve kavminin إِبۡرَٰهِيمَ İbrahim وَأَصۡحَـٰبِ ve halkının مَدۡيَنَ Medyen وَٱلۡمُؤۡتَفِكَـٰتِۚ ve yerlebir olanların أَتَتۡهُمۡ onlara getirmişti رُسُلُهُم elçileri بِٱلۡبَيِّنَـٰتِۖ açık deliller فَمَا değildi كَانَ was EN ٱللَّهُ Allah EN لِيَظۡلِمَهُمۡ onlara zulmediyor وَلَـٰكِن fakat كَانُوٓاْ onlar أَنفُسَهُمۡ kendi kendilerine يَظۡلِمُونَ zulmediyorlardı
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlara kendilerinden öncekilerin; Nuh, Ad ve Semud kavimlerinin; İbrahim'in kavminin; Medyen halkının ve yerle bir olan şehirlerin haberleri ulaşmadı mı? Peygamberleri onlara apaçık mucizeler getirmişti. (Ama inanmadılar, Allah da onları cezalandırdı.) Demek ki Allah onlara zulmediyor değildi, ama onlar kendilerine zulmediyorlardı.
İlişkiler31 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare5:32 10:13 14:9 16:118 22:42–43 29:40 53:50–54
Aynı konu3:183 11:101 25:38 43:76 46:21 51:41 69:9
Henüz sınıflandırılmamış2:57 3:117 4:145 7:160 10:44 12:102 16:33 16:44 18:49 26:122 26:140 26:159 Tümünü göster (+5)