وَإِنۡ أَحَدٌ مِّنَ ٱلۡمُشۡرِكِينَ ٱسۡتَجَارَكَ فَأَجِرۡهُ حَتَّىٰ يَسۡمَعَ كَلَـٰمَ ٱللَّهِ ثُمَّ أَبۡلِغۡهُ مَأۡمَنَهُۥۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ قَوۡمٌ لَّا يَعۡلَمُونَ ٦
وَإِنۡ ve eğer أَحَدٞ birisi مِّنَ ortak koşanlardan ٱلۡمُشۡرِكِينَ the polytheists EN ٱسۡتَجَارَكَ aman dilerse فَأَجِرۡهُ onu yanına al حَتَّىٰ ta ki يَسۡمَعَ işitsin كَلَـٰمَ sözünü ٱللَّهِ Allah'ın ثُمَّ sonra أَبۡلِغۡهُ onu ulaştır مَأۡمَنَهُۥۚ güvenli bir yere ذَٰلِكَ böyle (yap) بِأَنَّهُمۡ çünkü onlar قَوۡمٞ bir topluluktur لَّا bilmez يَعۡلَمُونَ (who) do not know EN
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Eğer Allah'a ortak koşanlardan biri senden sığınma talebinde bulunursa, Allah'ın kelamını işitebilmesi için ona sığınma hakkı tanı. Sonra da onu güven içinde olacağı yere ulaştır. Bu, onların bilmeyen bir kavim olmaları sebebiyledir.
İlişkiler14 bağlantı · 5 tür
İstisna tanır9:5
Aynı hüküm2:190 4:89–90 9:29
Aynı ibare2:75 48:15
Aynı konu9:2 22:39
Henüz sınıflandırılmamış4:90 4:91 8:57 24:5 43:5 50:45