وَلَا تَكُونُواْ كَٱلَّذِينَ خَرَجُواْ مِن دِيَـٰرِهِم بَطَرًا وَرِئَآءَ ٱلنَّاسِ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِۚ وَٱللَّهُ بِمَا يَعۡمَلُونَ مُحِيطٌ ٤٧
وَلَا olmayın تَكُونُواْ be EN كَٱلَّذِينَ gibi خَرَجُواْ çıkan مِن yurtlarından دِيَـٰرِهِم their homes EN بَطَرٗا çalım satarak وَرِئَآءَ ve gösteriş yaparak ٱلنَّاسِ insanlara وَيَصُدُّونَ ve men'edenler عَن yolundan سَبِيلِ (the) way EN ٱللَّهِۚ Allah وَٱللَّهُ ve Allah بِمَا onların bütün yaptıklarını يَعۡمَلُونَ they do EN مُحِيطٞ kuşatmıştı
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şımarıp böbürlenmek, insanlara gösteriş yapmak ve (halkı) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar (Mekke müşrikleri) gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını kuşatıcıdır.
İlişkiler12 bağlantı · 3 tür
Aynı kök107:6
Aynı ibare2:264 4:38 7:45
Henüz sınıflandırılmamış3:165 4:108 4:167 8:5 9:9 9:34 47:1 107:7