وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ لَا نُكَلِّفُ نَفۡسًا إِلَّا وُسۡعَهَآ أُوْلَـٰٓئِكَ أَصۡحَـٰبُ ٱلۡجَنَّةِۖ هُمۡ فِيهَا خَـٰلِدُونَ ٤٢
وَٱلَّذِينَ ve kimseler ءَامَنُواْ inanan وَعَمِلُواْ ve yapanlar ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ iyi işler لَا yüklemeyiz نُكَلِّفُ We burden EN نَفۡسًا hiç kimseye إِلَّا başkasını وُسۡعَهَآ gücünün yettiğinden أُوْلَـٰٓئِكَ işte onlar أَصۡحَـٰبُ halkıdır ٱلۡجَنَّةِۖ cennet هُمۡ onlar فِيهَا orada خَـٰلِدُونَ ebedi kalacaklardır
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İman edip salih ameller işleyenlere gelince -ki biz kişiye ancak gücünün yettiğini yükleriz- işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalıcıdırlar.
İlişkiler19 bağlantı · 4 tür
Aynı hüküm2:286 65:7
Aynı ibare2:82 2:233 4:57 6:152 23:62
Aynı konu2:185 64:16
Henüz sınıflandırılmamış3:116 3:133 4:84 4:169 5:48 10:9 18:30 22:78 37:64 55:45–47