وَقَطَّعۡنَـٰهُمۡ فِى ٱلۡأَرۡضِ أُمَمًاۖ مِّنۡهُمُ ٱلصَّـٰلِحُونَ وَمِنۡهُمۡ دُونَ ذَٰلِكَۖ وَبَلَوۡنَـٰهُم بِٱلۡحَسَنَـٰتِ وَٱلسَّيِّـَٔاتِ لَعَلَّهُمۡ يَرۡجِعُونَ ١٦٨
وَقَطَّعۡنَـٰهُمۡ ve onları ayırdık فِى yeryüzünde ٱلۡأَرۡضِ the earth EN أُمَمٗاۖ topluluklara مِّنۡهُمُ onlardan kimi ٱلصَّـٰلِحُونَ iyi kişilerdir وَمِنۡهُمۡ ve kimi de دُونَ alçaktır ذَٰلِكَۖ bundan وَبَلَوۡنَـٰهُم ve onları sınadık بِٱلۡحَسَنَـٰتِ iyiliklerle وَٱلسَّيِّـَٔاتِ ve kötülüklerle لَعَلَّهُمۡ belki يَرۡجِعُونَ dönerler (diye)
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Biz onları yeryüzünde parça parça topluluklara ayırdık. Onlardan iyi kimseler vardır. İçlerinden öyle olmayanları da vardı. Belki dönüş yaparlar diye de onları güzellikler ve kötülükler ile sınadık.
İlişkiler16 bağlantı · 3 tür
Devam eder7:160
Aynı konu21:35 22:44 32:24 43:48 46:27
Henüz sınıflandırılmamış3:69 3:75 3:113 4:46 5:66 7:94 7:162 10:83 29:2 29:3