وَلَمَّا سُقِطَ فِىٓ أَيۡدِيهِمۡ وَرَأَوۡاْ أَنَّهُمۡ قَدۡ ضَلُّواْ قَالُواْ لَئِن لَّمۡ يَرۡحَمۡنَا رَبُّنَا وَيَغۡفِرۡ لَنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ ٱلۡخَـٰسِرِينَ ١٤٩
وَلَمَّا ne zaman ki سُقِطَ düşürüldü فِىٓ arasına أَيۡدِيهِمۡ (başları) ellerinin وَرَأَوۡاْ ve gör(üp anla)dılar أَنَّهُمۡ kendilerinin قَدۡ gerçekten ضَلُّواْ sapmış olduklarını قَالُواْ dediler ki لَئِن eğer لَّمۡ bize acımazsa يَرۡحَمۡنَا has Mercy on us EN رَبُّنَا Rabbimiz وَيَغۡفِرۡ ve bağışlamazsa لَنَا bizi لَنَكُونَنَّ elbette oluruz مِنَ ziyana uğrayanlardan ٱلۡخَـٰسِرِينَ the losers EN
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İsrailoğulları (yaptıklarına) pişman olup, gerçekten sapmış olduklarını görünce, "Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa, mutlaka ziyana uğrayanlardan oluruz" dediler.
İlişkiler28 bağlantı · 4 tür
Paralel20:85 20:86 20:87 20:88 20:90 20:91 20:94 20:96
Aynı ibare19:53
Aynı konu2:64 7:23 11:47 19:51 19:52 22:44
Henüz sınıflandırılmamış2:51 2:92 4:153 20:83 20:84 20:85 20:88 20:89 20:92 20:92–94 20:93 20:97 Tümünü göster (+1)