لِيُنفِقۡ ذُو سَعَةٍ مِّن سَعَتِهِۦۖ وَمَن قُدِرَ عَلَيۡهِ رِزۡقُهُۥ فَلۡيُنفِقۡ مِمَّآ ءَاتَىٰهُ ٱللَّهُۚ لَا يُكَلِّفُ ٱللَّهُ نَفۡسًا إِلَّا مَآ ءَاتَىٰهَاۚ سَيَجۡعَلُ ٱللَّهُ بَعۡدَ عُسۡرٍ يُسۡرًا ٧
لِيُنفِقۡ nafaka versin ذُو sahip (olan) سَعَةٖ geniş imkana مِّن göre سَعَتِهِۦۖ genişliğine وَمَن ve kimse قُدِرَ kısıtlı olan عَلَيۡهِ aleyhine رِزۡقُهُۥ rızkı فَلۡيُنفِقۡ versin مِمَّآ şeyden ءَاتَىٰهُ kendisine verdiği ٱللَّهُۚ Allah'ın لَا sorumlu tutmaz يُكَلِّفُ burden EN ٱللَّهُ Allah EN نَفۡسًا bir kişiye إِلَّا başkasıyla مَآ verdiğinden ءَاتَىٰهَاۚ He has given it EN سَيَجۡعَلُ yaratacaktır ٱللَّهُ Allah EN بَعۡدَ sonra عُسۡرٖ bir güçlükten يُسۡرٗا bir kolaylık
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Eli geniş olan, elinin genişliğine göre nafaka versin. Rızkı dar olan da, Allah'ın ona verdiğinden (o ölçüde) harcasın. Allah, bir kimseyi ancak kendine verdiği ile yükümlü kılar. Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
İlişkiler28 bağlantı · 8 tür
Açıklar2:229–231
Devam eder65:6
İstisna tanır33:49
Aynı kök4:84
Aynı hüküm2:233 4:20–21 6:152 7:42
Aynı ibare2:229–231 2:286 94:5 94:5–6
Aynı konu4:34 4:130 5:48 23:62 65:1–3 65:2–5
Henüz sınıflandırılmamış2:185 2:226–240 2:229 2:236 2:241 6:165 8:26 22:78 39:7 94:6