أَسۡكِنُوهُنَّ مِنۡ حَيۡثُ سَكَنتُم مِّن وُجۡدِكُمۡ وَلَا تُضَآرُّوهُنَّ لِتُضَيِّقُواْ عَلَيۡهِنَّۚ وَإِن كُنَّ أُوْلَـٰتِ حَمۡلٍ فَأَنفِقُواْ عَلَيۡهِنَّ حَتَّىٰ يَضَعۡنَ حَمۡلَهُنَّۚ فَإِنۡ أَرۡضَعۡنَ لَكُمۡ فَـَٔاتُوهُنَّ أُجُورَهُنَّۖ وَأۡتَمِرُواْ بَيۡنَكُم بِمَعۡرُوفٍۖ وَإِن تَعَاسَرۡتُمۡ فَسَتُرۡضِعُ لَهُۥٓ أُخۡرَىٰ ٦
أَسۡكِنُوهُنَّ onları oturtun مِنۡ yerde حَيۡثُ where EN سَكَنتُم oturduğunuz مِّن gücünüz ölçüsünde وُجۡدِكُمۡ your means EN وَلَا ve تُضَآرُّوهُنَّ onlara zarar vermeyin لِتُضَيِّقُواْ sıkıntıya sokmak için عَلَيۡهِنَّۚ onları وَإِن ve şayet كُنَّ iseler أُوْلَـٰتِ onlar حَمۡلٖ gebe فَأَنفِقُواْ geçimini sağlayın عَلَيۡهِنَّ onların حَتَّىٰ kadar يَضَعۡنَ bırakıncaya حَمۡلَهُنَّۚ yüklerini فَإِنۡ eğer أَرۡضَعۡنَ (çocuğunuzu) emzirirlerse لَكُمۡ sizin için فَـَٔاتُوهُنَّ onlara verin أُجُورَهُنَّۖ ücretlerini وَأۡتَمِرُواْ ve konuşup anlaşın بَيۡنَكُم aranızda بِمَعۡرُوفٖۖ güzellikle وَإِن eğer تَعَاسَرۡتُمۡ güçlük çekerseniz فَسَتُرۡضِعُ o zaman emzirecektir لَهُۥٓ onu أُخۡرَىٰ başka biri
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onları (iddetleri süresince) gücünüz nispetinde, oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun. Onları sıkıntıya sokmak için kendilerine zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hamile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin. Sizin için (çocuğu) emzirirlerse (emzirme) ücretlerini de verin ve aranızda uygun bir şekilde anlaşın. Eğer anlaşamazsanız, çocuğu baba hesabına başka bir kadın emzirecektir.
İlişkiler21 bağlantı · 8 tür
Açıklar2:229–231
Devam eder65:1 65:7
İstisna tanır33:49
Paralel2:233
Aynı hüküm2:226–240 2:228 2:229 2:230 2:231 2:232 2:233 2:235 2:241 4:20–21 33:49
Aynı ibare2:229–231
Aynı konu4:34
Henüz sınıflandırılmamış2:227 2:229 2:241