يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ إِذَا جَآءَكَ ٱلۡمُؤۡمِنَـٰتُ يُبَايِعۡنَكَ عَلَىٰٓ أَن لَّا يُشۡرِكۡنَ بِٱللَّهِ شَيۡـًٔا وَلَا يَسۡرِقۡنَ وَلَا يَزۡنِينَ وَلَا يَقۡتُلۡنَ أَوۡلَـٰدَهُنَّ وَلَا يَأۡتِينَ بِبُهۡتَـٰنٍ يَفۡتَرِينَهُۥ بَيۡنَ أَيۡدِيهِنَّ وَأَرۡجُلِهِنَّ وَلَا يَعۡصِينَكَ فِى مَعۡرُوفٍۙ فَبَايِعۡهُنَّ وَٱسۡتَغۡفِرۡ لَهُنَّ ٱللَّهَۖ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ ١٢
يَـٰٓأَيُّهَا ey ٱلنَّبِىُّ peygamber إِذَا zaman جَآءَكَ sana geldiği ٱلۡمُؤۡمِنَـٰتُ inanmış kadınlar يُبَايِعۡنَكَ sana bi'at ederlerse عَلَىٰٓ hususunda أَن ortak koşmamaları لَّا not EN يُشۡرِكۡنَ they will associate EN بِٱللَّهِ Allah'a شَيۡـٔٗا hiçbir şeyi وَلَا ve يَسۡرِقۡنَ hırsızlık etmemeleri وَلَا ve يَزۡنِينَ zina etmemeleri وَلَا ve يَقۡتُلۡنَ öldürmemeleri أَوۡلَـٰدَهُنَّ çocuklarını وَلَا ve يَأۡتِينَ getirmemeleri بِبُهۡتَـٰنٖ uydurup يَفۡتَرِينَهُۥ bir iftira بَيۡنَ arasında أَيۡدِيهِنَّ elleri وَأَرۡجُلِهِنَّ ve ayakları وَلَا ve يَعۡصِينَكَ sana karşı gelmemeleri فِى iyi bir işte مَعۡرُوفٖۙ (the) right EN فَبَايِعۡهُنَّ onlarla bi'atleş وَٱسۡتَغۡفِرۡ ve mağfiret dile لَهُنَّ onlar için ٱللَّهَۖ Allah'tan إِنَّ şüphesiz ٱللَّهَ Allah EN غَفُورٞ çok bağışlayandır رَّحِيمٞ çok esirgeyendir
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ey Peygamber! Mü'min kadınlar, Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek, hiçbir iyi işte sana karşı gelmemek konusunda sana biat etmek üzere geldikleri zaman, biatlarını kabul et ve onlar için Allah'tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
İlişkiler10 bağlantı · 3 tür
Aynı hüküm6:151
Aynı konu4:59
Henüz sınıflandırılmamış2:36 4:34 4:64 25:63–73 39:53 48:10 49:1 49:13