إِنَّ ٱلَّذِينَ فَرَّقُواْ دِينَهُمۡ وَكَانُواْ شِيَعًا لَّسۡتَ مِنۡهُمۡ فِى شَىۡءٍۚ إِنَّمَآ أَمۡرُهُمۡ إِلَى ٱللَّهِ ثُمَّ يُنَبِّئُهُم بِمَا كَانُواْ يَفۡعَلُونَ ١٥٩
إِنَّ gerçekten ٱلَّذِينَ kimseler فَرَّقُواْ parça parça eden دِينَهُمۡ dinlerini; وَكَانُواْ ve olanlar (var ya) شِيَعٗا grup grup لَّسۡتَ senin yoktur مِنۡهُمۡ onlarla فِى hiçbir (ilişkin) شَىۡءٍۚ anything EN إِنَّمَآ ancak أَمۡرُهُمۡ onların işi إِلَى Allah'a (kalmış)tır ٱللَّهِ Allah EN ثُمَّ sonra يُنَبِّئُهُم onlara haber verecektir بِمَا şeyleri كَانُواْ oldukları يَفۡعَلُونَ yapıyorlar
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şu dinlerini parça parça edenler ve kendileri de grup grup ayrılmış olanlar var ya, (senin) onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi ancak Allah'a kalmıştır. Sonra (O), yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.
İlişkiler18 bağlantı · 4 tür
Aynı hüküm30:32
Aynı ibare30:31–32
Aynı konu3:103 3:105 8:46 21:92–93 21:93 23:52 23:53 43:65
Henüz sınıflandırılmamış3:18 11:118 15:90 15:91 23:52–56 30:30–32 42:13 98:4