وَكَذَٰلِكَ جَعَلۡنَا فِى كُلِّ قَرۡيَةٍ أَكَـٰبِرَ مُجۡرِمِيهَا لِيَمۡكُرُواْ فِيهَاۖ وَمَا يَمۡكُرُونَ إِلَّا بِأَنفُسِهِمۡ وَمَا يَشۡعُرُونَ ١٢٣
وَكَذَٰلِكَ ve böylece جَعَلۡنَا yaptık فِى her كُلِّ every EN قَرۡيَةٍ kentin أَكَـٰبِرَ büyüklerini مُجۡرِمِيهَا (oranın) suçluları لِيَمۡكُرُواْ tuzak kursunlar diye فِيهَاۖ orada وَمَا (oysa) يَمۡكُرُونَ onlar tuzak kurmazlar إِلَّا başkasına بِأَنفُسِهِمۡ kendilerinden وَمَا ama farkında değillerdir يَشۡعُرُونَ they perceive EN
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte böyle, her memlekette günahkarları oranın ileri gelenleri kıldık ki oralarda hilekarlık etsinler. Halbuki onlar hilekarlığı ancak kendilerine yaparlar. Ama farkında olmuyorlar.
İlişkiler28 bağlantı · 4 tür
Aynı ibare16:115
Aynı konu6:112 17:16 34:34 35:43 43:23 52:42
Genelleştirir27:48–51 35:42–43
Henüz sınıflandırılmamış2:9 3:54 3:161 5:110 8:18 8:30 11:27 13:42 14:46 22:34 27:50 29:13 Tümünü göster (+7)