وَمَآ أَفَآءَ ٱللَّهُ عَلَىٰ رَسُولِهِۦ مِنۡهُمۡ فَمَآ أَوۡجَفۡتُمۡ عَلَيۡهِ مِنۡ خَيۡلٍ وَلَا رِكَابٍ وَلَـٰكِنَّ ٱللَّهَ يُسَلِّطُ رُسُلَهُۥ عَلَىٰ مَن يَشَآءُۚ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىۡءٍ قَدِيرٌ ٦
وَمَآ ve şey ise أَفَآءَ verdiği ٱللَّهُ Allah'ın عَلَىٰ Elçisine رَسُولِهِۦ His Messenger EN مِنۡهُمۡ onlardan (ganimetlerden) فَمَآ siz sürmediniz أَوۡجَفۡتُمۡ you made expedition EN عَلَيۡهِ onun üzerine مِنۡ bir at خَيۡلٖ horses EN وَلَا ve ne de رِكَابٖ deve وَلَـٰكِنَّ fakat ٱللَّهَ Allah EN يُسَلِّطُ musallat eder رُسُلَهُۥ elçilerini عَلَىٰ üzerine مَن kimselerin يَشَآءُۚ dilediği وَٱللَّهُ Allah عَلَىٰ üzerine كُلِّ her شَىۡءٖ şey قَدِيرٞ kadirdir
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onların mallarından Allah'ın, savaşılmaksızın peygamberine kazandırdığı mallar için siz, at ya da deve koşturmuş değilsiniz. Fakat Allah, peygamberlerini, dilediği kimselerin üzerine salıp onlara üstün kılar. Allah'ın her şeye hakkıyla gücü yeter.
İlişkiler5 bağlantı · 3 tür
Aynı hüküm8:1 8:41 8:69
Aynı ibare33:26
Henüz sınıflandırılmamış8:1