وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَٱتَّبَعَتۡهُمۡ ذُرِّيَّتُهُم بِإِيمَـٰنٍ أَلۡحَقۡنَا بِهِمۡ ذُرِّيَّتَهُمۡ وَمَآ أَلَتۡنَـٰهُم مِّنۡ عَمَلِهِم مِّن شَىۡءٍۚ كُلُّ ٱمۡرِئِۭ بِمَا كَسَبَ رَهِينٌ ٢١
وَٱلَّذِينَ ve kimseler ءَامَنُواْ inanan(lar) وَٱتَّبَعَتۡهُمۡ ve kendilerine uyanlar ذُرِّيَّتُهُم zürriyetleri de بِإِيمَـٰنٍ imanda أَلۡحَقۡنَا kattık بِهِمۡ kendilerine ذُرِّيَّتَهُمۡ zürriyetlerini وَمَآ ve أَلَتۡنَـٰهُم eksiltmedik مِّنۡ kendi amellerinden عَمَلِهِم their deeds EN مِّن hiçbir شَىۡءٖۚ şey كُلُّ her ٱمۡرِئِۭ kişi بِمَا şeye كَسَبَ kendi kazandığı رَهِينٞ bağlıdır
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İman eden ve nesilleri de iman konusunda kendilerinin yoluna uyanlar var ya, biz onların nesillerini kendilerine kattık. Bununla beraber onların amellerinden hiçbir şey eksiltmeyiz. Herkes kazandığı karşılığında rehindir.
İlişkiler16 bağlantı · 2 tür
Aynı konu6:70 13:23 40:8 43:70 56:17 74:38 74:38–48 83:25 84:9
Henüz sınıflandırılmamış13:20–24 13:24 21:102 45:22 52:24 66:6 84:9