أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ حَقَّ عَلَيۡهِمُ ٱلۡقَوۡلُ فِىٓ أُمَمٍ قَدۡ خَلَتۡ مِن قَبۡلِهِم مِّنَ ٱلۡجِنِّ وَٱلۡإِنسِۖ إِنَّهُمۡ كَانُواْ خَـٰسِرِينَ ١٨
أُوْلَـٰٓئِكَ işte onlar ٱلَّذِينَ kimselerdir حَقَّ hak olan عَلَيۡهِمُ kendilerine ٱلۡقَوۡلُ (azab) söz(ü) فِىٓ arasında أُمَمٖ toplulukları قَدۡ gelip geçen خَلَتۡ gelip geçen مِن kendilerinden önce قَبۡلِهِم before them EN مِّنَ cin(ler)den ٱلۡجِنِّ (the) jinn EN وَٱلۡإِنسِۖ ve insan(lardan) إِنَّهُمۡ gerçekten onlar كَانُواْ ziyana uğrayanlardır خَـٰسِرِينَ (the) losers EN
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte onlar, kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş topluluklar içinde, haklarında o sözün (azabın) gerçekleştiği kimselerdir. Şüphesiz onlar ziyana uğrayanlardır.
İlişkiler8 bağlantı · 4 tür
Aynı hüküm41:25
Aynı ibare6:130–131 41:25
Aynı konu36:7
Henüz sınıflandırılmamış6:112 11:119 32:13 38:84–85