وَكَذَٰلِكَ مَآ أَرۡسَلۡنَا مِن قَبۡلِكَ فِى قَرۡيَةٍ مِّن نَّذِيرٍ إِلَّا قَالَ مُتۡرَفُوهَآ إِنَّا وَجَدۡنَآ ءَابَآءَنَا عَلَىٰٓ أُمَّةٍ وَإِنَّا عَلَىٰٓ ءَاثَـٰرِهِم مُّقۡتَدُونَ ٢٣
وَكَذَٰلِكَ ve işte böyle مَآ göndermedik أَرۡسَلۡنَا We sent EN مِن senden önce قَبۡلِكَ before you EN فِى herhangi قَرۡيَةٖ bir kente مِّن hiçbir نَّذِيرٍ uyarıcı إِلَّا dışında قَالَ diyenlerden مُتۡرَفُوهَآ oranın zenginleri إِنَّا elbette biz وَجَدۡنَآ bulduk ءَابَآءَنَا babalarımızı عَلَىٰٓ üzerinde أُمَّةٖ bir din وَإِنَّا ve biz de عَلَىٰٓ onların izlerine ءَاثَـٰرِهِم their footsteps EN مُّقۡتَدُونَ uyarız
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte böyle, biz senden önce hiçbir memlekete bir uyarıcı göndermedik ki, oranın şımarık zenginleri, "Şüphe yok ki biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk. Biz de elbette onların izlerinden gitmekteyiz" demiş olmasınlar.
İlişkiler29 bağlantı · 4 tür
Aynı ibare26:70–74 34:34
Aynı konu5:104 6:123 7:28 7:76 10:78 11:53–54 23:44 31:21 34:43 37:68–71 37:69
Genelleştirir2:170 43:22
Henüz sınıflandırılmamış2:170 6:116 7:28 16:36 21:52–53 23:64 26:74 31:21 34:43 37:68–74 37:69–74 37:70 Tümünü göster (+2)