أَمۡ لَهُمۡ شُرَكَـٰٓؤُاْ شَرَعُواْ لَهُم مِّنَ ٱلدِّينِ مَا لَمۡ يَأۡذَنۢ بِهِ ٱللَّهُۚ وَلَوۡلَا كَلِمَةُ ٱلۡفَصۡلِ لَقُضِىَ بَيۡنَهُمۡۗ وَإِنَّ ٱلظَّـٰلِمِينَ لَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٌ ٢١
أَمۡ yoksa لَهُمۡ onların var (mı?) شُرَكَـٰٓؤُاْ ortakları شَرَعُواْ şeriat kılan لَهُم kendilerine مِّنَ dini ٱلدِّينِ the religion EN مَا izin vermediği لَمۡ not EN يَأۡذَنۢ Allah has given permission of it EN بِهِ onu ٱللَّهُۚ Allah'ın وَلَوۡلَا eğer olmasaydı كَلِمَةُ sözü ٱلۡفَصۡلِ ayırım لَقُضِىَ derhal hüküm verilirdi بَيۡنَهُمۡۗ aralarında وَإِنَّ ve kuşkusuz ٱلظَّـٰلِمِينَ zalimler (için) لَهُمۡ onlara vardır عَذَابٌ bir azab أَلِيمٞ acıklı
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yoksa, Allah'ın izin vermediği bir dini kendilerine tutulacak yol kılan ortakları mı var? Eğer (cezaların ertelenmesine dair) kesin hükmü olmasaydı, derhal aralarında hüküm verilirdi. Şüphesiz, zalimler için elem dolu bir azap vardır.
İlişkiler36 bağlantı · 3 tür
Aynı kök37:21 77:13–14
Aynı konu6:81 6:150 9:31 10:59 16:52 33:67 45:18 66:1 77:38
Henüz sınıflandırılmamış2:59 2:67 3:45 4:48 5:13 5:87 6:106 6:137 10:19 16:61 16:114 17:39 Tümünü göster (+13)