وَمَا تَفَرَّقُوٓاْ إِلَّا مِنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَهُمُ ٱلۡعِلۡمُ بَغۡيَۢا بَيۡنَهُمۡۚ وَلَوۡلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتۡ مِن رَّبِّكَ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى لَّقُضِىَ بَيۡنَهُمۡۚ وَإِنَّ ٱلَّذِينَ أُورِثُواْ ٱلۡكِتَـٰبَ مِنۢ بَعۡدِهِمۡ لَفِى شَكٍّ مِّنۡهُ مُرِيبٍ ١٤
وَمَا ve تَفَرَّقُوٓاْ onlar ayrılığa düşmediler إِلَّا başka sebeple مِنۢ sonra بَعۡدِ after EN مَا kendilerine geldikten جَآءَهُمُ came to them EN ٱلۡعِلۡمُ ilim بَغۡيَۢا çekememezlik بَيۡنَهُمۡۚ aralarındaki وَلَوۡلَا ve eğer olmasaydı كَلِمَةٞ sözü سَبَقَتۡ geçmiş مِن Rabbinden رَّبِّكَ your Lord EN إِلَىٰٓ kadar أَجَلٖ bir süre مُّسَمّٗى belirli لَّقُضِىَ hüküm verilirdi بَيۡنَهُمۡۚ aralarında وَإِنَّ ve şüphesiz ٱلَّذِينَ varis kılınanlar أُورِثُواْ were made to inherit EN ٱلۡكِتَـٰبَ Kitaba مِنۢ onlardan sonra بَعۡدِهِمۡ after them EN لَفِى içindedirler شَكّٖ bir şüphe مِّنۡهُ ondan مُرِيبٖ kuşku veren
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlar, kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Eğer (azabın) belli bir süreye kadar (ertelenmesi ile ilgili olarak) Rabbinden bir söz geçmiş olmasaydı, aralarında hemen hüküm verilirdi. Onlardan sonra Kitab'a mirasçı kılınanlar da, onun hakkında derin bir şüphe içindedirler.
İlişkiler26 bağlantı · 5 tür
Aynı kök6:2 14:9 34:54
Aynı hüküm3:103
Aynı ibare3:19 10:19 10:93 11:110 20:129 29:53 35:32 35:45 41:45 45:17 45:18
Aynı konu2:109 2:213 2:253 3:105 16:64 18:58–59 98:4
Henüz sınıflandırılmamış2:113 16:61 35:31–32 98:1–5