لَا جَرَمَ أَنَّمَا تَدۡعُونَنِىٓ إِلَيۡهِ لَيۡسَ لَهُۥ دَعۡوَةٌ فِى ٱلدُّنۡيَا وَلَا فِى ٱلۡـَٔاخِرَةِ وَأَنَّ مَرَدَّنَآ إِلَى ٱللَّهِ وَأَنَّ ٱلۡمُسۡرِفِينَ هُمۡ أَصۡحَـٰبُ ٱلنَّارِ ٤٣
لَا yok (ki) جَرَمَ şüphe أَنَّمَا kesinlikle تَدۡعُونَنِىٓ siz beni çağırıyorsunuz إِلَيۡهِ ona لَيۡسَ (oysa) yoktur لَهُۥ onun دَعۡوَةٞ du'aya değer tarafı فِى dünyada ٱلدُّنۡيَا the world EN وَلَا ne de فِى ahirette ٱلۡـَٔاخِرَةِ the Hereafter EN وَأَنَّ ve elbette مَرَدَّنَآ bizim dönüşümüz إِلَى Allah'adır ٱللَّهِ Allah EN وَأَنَّ ve elbette ٱلۡمُسۡرِفِينَ aşırı gidenler هُمۡ işte onlar أَصۡحَـٰبُ halkıdır ٱلنَّارِ ateş
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Şüphe yok ki sizin beni tapmaya çağırdığınız şeyin ne dünya ne de ahiret konusunda hiçbir çağrısı yoktur. Kuşkusuz dönüşümüz Allah'adır. Şüphesiz, aşırı gidenler cehennemliklerin ta kendileridir."
İlişkiler15 bağlantı · 3 tür
Paralel10:75 44:17
Aynı konu14:28 20:49 39:64 46:4–6 54:46
Henüz sınıflandırılmamış7:194 19:51 20:48 20:79 26:16 39:23 44:21 79:21