وَأَنذِرۡهُمۡ يَوۡمَ ٱلۡـَٔازِفَةِ إِذِ ٱلۡقُلُوبُ لَدَى ٱلۡحَنَاجِرِ كَـٰظِمِينَۚ مَا لِلظَّـٰلِمِينَ مِنۡ حَمِيمٍ وَلَا شَفِيعٍ يُطَاعُ ١٨
وَأَنذِرۡهُمۡ ve onları uyar يَوۡمَ güne (karşı) ٱلۡـَٔازِفَةِ yaklaşan إِذِ zira ٱلۡقُلُوبُ yürekler لَدَى dayanmıştır ٱلۡحَنَاجِرِ gırtlaklara كَـٰظِمِينَۚ yutkunur dururlar مَا yoktur لِلظَّـٰلِمِينَ zalimlerin مِنۡ hiçbir حَمِيمٖ dostu وَلَا ve yoktur شَفِيعٖ bir aracıları يُطَاعُ sözü tutulur
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yaklaşmakta olan gün konusunda onları uyar. O gün yürekler gam ve tasa ile dolu, (sanki) gırtlaklara dayanmıştır. Zalimlerin ne sıcak bir dostu, ne de sözü dinlenir bir şefaatçisi vardır.
İlişkiler21 bağlantı · 4 tür
Aynı kök53:57
Aynı ibare19:39
Aynı konu2:48 6:51–82 74:48
Henüz sınıflandırılmamış3:134 4:85 6:51 6:94 14:44–45 14:44 16:58 19:87 21:45 37:58 39:14 39:44 Tümünü göster (+4)