سَتَجِدُونَ ءَاخَرِينَ يُرِيدُونَ أَن يَأۡمَنُوكُمۡ وَيَأۡمَنُواْ قَوۡمَهُمۡ كُلَّ مَا رُدُّوٓاْ إِلَى ٱلۡفِتۡنَةِ أُرۡكِسُواْ فِيهَاۚ فَإِن لَّمۡ يَعۡتَزِلُوكُمۡ وَيُلۡقُوٓاْ إِلَيۡكُمُ ٱلسَّلَمَ وَيَكُفُّوٓاْ أَيۡدِيَهُمۡ فَخُذُوهُمۡ وَٱقۡتُلُوهُمۡ حَيۡثُ ثَقِفۡتُمُوهُمۡۚ وَأُوْلَـٰٓئِكُمۡ جَعَلۡنَا لَكُمۡ عَلَيۡهِمۡ سُلۡطَـٰنًا مُّبِينًا ٩١
سَتَجِدُونَ bulacaksınız ءَاخَرِينَ başkalarını يُرِيدُونَ ister أَن sizden emin olmak يَأۡمَنُوكُمۡ they be secure from you EN وَيَأۡمَنُواْ ve emin olmak قَوۡمَهُمۡ kendi toplumlarından كُلَّ her ne zaman مَا götürülseler رُدُّوٓاْ they are returned EN إِلَى fitneye ٱلۡفِتۡنَةِ the temptation EN أُرۡكِسُواْ başaşağı atılırlar فِيهَاۚ (fitnenin) içine فَإِن eğer لَّمۡ sizden uzak durmazlarsa يَعۡتَزِلُوكُمۡ they withdraw from you EN وَيُلۡقُوٓاْ ve istemezlerse إِلَيۡكُمُ sizinle ٱلسَّلَمَ barış içinde yaşamak وَيَكُفُّوٓاْ (saldırıdan) çekmezlerse أَيۡدِيَهُمۡ ellerini فَخُذُوهُمۡ onları yakalayın وَٱقۡتُلُوهُمۡ ve öldürün حَيۡثُ nerede ثَقِفۡتُمُوهُمۡۚ bulursanız وَأُوْلَـٰٓئِكُمۡ işte öylelerine جَعَلۡنَا verdik لَكُمۡ size عَلَيۡهِمۡ karşı سُلۡطَـٰنٗا bir yetki مُّبِينٗا açık
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Diğer birtakım kimselerin de hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak istediklerini göreceksin. Bunlar küfre her döndürüldüklerinde ona atılırlar. Eğer bunlar sizden uzak durmazlar, sizinle barış içinde yaşamak istemezler, ellerini savaştan çekmezlerse, onları yakalayın ve onları nerede bulursanız öldürün. İşte bunlara karşı size apaçık bir yetki verdik.
İlişkiler29 bağlantı · 4 tür
Aynı kök3:112 8:57
Aynı hüküm2:190 2:191 8:38–40 9:5 22:39 33:61
Aynı konu4:84 5:33 33:14
Henüz sınıflandırılmamış2:190–193 2:244 5:36 8:39–40 8:39 9:1–8 9:2–4 9:3 9:5 9:12 9:36 9:48 Tümünü göster (+6)