وَءَاتُواْ ٱلۡيَتَـٰمَىٰٓ أَمۡوَٰلَهُمۡۖ وَلَا تَتَبَدَّلُواْ ٱلۡخَبِيثَ بِٱلطَّيِّبِۖ وَلَا تَأۡكُلُوٓاْ أَمۡوَٰلَهُمۡ إِلَىٰٓ أَمۡوَٰلِكُمۡۚ إِنَّهُۥ كَانَ حُوبًا كَبِيرًا ٢
وَءَاتُواْ ve verin ٱلۡيَتَـٰمَىٰٓ öksüzlere أَمۡوَٰلَهُمۡۖ mallarını وَلَا değiştirmeyin تَتَبَدَّلُواْ exchange EN ٱلۡخَبِيثَ pis olanı بِٱلطَّيِّبِۖ temiz olanla وَلَا yemeyin تَأۡكُلُوٓاْ consume EN أَمۡوَٰلَهُمۡ onların mallarını إِلَىٰٓ katarak أَمۡوَٰلِكُمۡۚ sizin mallarınıza إِنَّهُۥ çünkü bu كَانَ bir günahtır حُوبٗا a sin EN كَبِيرٗا büyük
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helali haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.
İlişkiler18 bağlantı · 7 tür
Açıklar4:6 4:10 4:127
Sınırlandırır6:152
Paralel17:34
Aynı hüküm4:10 4:127 6:152 17:34
Aynı ibare5:100
Aynı konu89:17 89:19 90:15
Henüz sınıflandırılmamış2:220 4:5–6 4:129 11:88 33:5