إِنَّمَا ٱلتَّوۡبَةُ عَلَى ٱللَّهِ لِلَّذِينَ يَعۡمَلُونَ ٱلسُّوٓءَ بِجَهَـٰلَةٍ ثُمَّ يَتُوبُونَ مِن قَرِيبٍ فَأُوْلَـٰٓئِكَ يَتُوبُ ٱللَّهُ عَلَيۡهِمۡۗ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلِيمًا حَكِيمًا ١٧
إِنَّمَا şüphesiz ٱلتَّوۡبَةُ tevbesi makbuldür عَلَى göre ٱللَّهِ Allah'a لِلَّذِينَ şu kimselerin يَعۡمَلُونَ yaparlar ٱلسُّوٓءَ bir kötülük بِجَهَـٰلَةٖ cahillikle ثُمَّ sonra يَتُوبُونَ dönerler (tevbe ederler) مِن hemen ardından قَرِيبٖ soon after EN فَأُوْلَـٰٓئِكَ işte يَتُوبُ tevbesini kabul eder ٱللَّهُ Allah عَلَيۡهِمۡۗ onların وَكَانَ Allah ٱللَّهُ Allah EN عَلِيمًا bilendir حَكِيمٗا hüküm ve hikmet sahibidir
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Allah katında (makbul) tövbe, ancak bilmeyerek günah işleyip sonra çok geçmeden tövbe edenlerin tövbesidir. İşte Allah, bunların tövbelerini kabul buyurur. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
İlişkiler36 bağlantı · 6 tür
Karşıtlık4:18
Aynı hüküm3:90 4:110 16:106 16:119 40:85
Aynı ibare6:54
Aynı konu2:217 9:104 20:82 25:70–71 27:11 34:52
Genelleştirir10:91
Henüz sınıflandırılmamış2:37 2:67 2:160 2:279 3:89 3:90 5:39 6:11 7:138 7:153 9:27 9:66 Tümünü göster (+10)