وَإِذَا ضَرَبۡتُمۡ فِى ٱلۡأَرۡضِ فَلَيۡسَ عَلَيۡكُمۡ جُنَاحٌ أَن تَقۡصُرُواْ مِنَ ٱلصَّلَوٰةِ إِنۡ خِفۡتُمۡ أَن يَفۡتِنَكُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْۚ إِنَّ ٱلۡكَـٰفِرِينَ كَانُواْ لَكُمۡ عَدُوًّا مُّبِينًا ١٠١
وَإِذَا ve zaman ضَرَبۡتُمۡ sefere çıktığınız فِى yeryüzünde ٱلۡأَرۡضِ the earth EN فَلَيۡسَ yoktur عَلَيۡكُمۡ size جُنَاحٌ bir günah أَن kısaltmanızdan ötürü تَقۡصُرُواْ you shorten EN مِنَ namazdan ٱلصَّلَوٰةِ the prayer EN إِنۡ eğer خِفۡتُمۡ korkarsanız أَن size bir kötülük yapmalarından يَفۡتِنَكُمُ (may) harm you EN ٱلَّذِينَ kimselerin كَفَرُوٓاْۚ inkar eden(lerin) إِنَّ muhakkak ki ٱلۡكَـٰفِرِينَ kafirler كَانُواْ sizin لَكُمۡ for you EN عَدُوّٗا düşmanınızdır مُّبِينٗا açık
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yeryüzünde sefere çıktığınız vakit kafirlerin size saldırmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur. Şüphesiz kafirler sizin apaçık düşmanınızdır.
İlişkiler9 bağlantı · 4 tür
Devam eder4:102
Aynı kök2:273
Aynı hüküm2:239
Henüz sınıflandırılmamış2:3 2:238–239 4:34 35:6 43:62 70:34