وَلَوۡ أَنَّ لِلَّذِينَ ظَلَمُواْ مَا فِى ٱلۡأَرۡضِ جَمِيعًا وَمِثۡلَهُۥ مَعَهُۥ لَٱفۡتَدَوۡاْ بِهِۦ مِن سُوٓءِ ٱلۡعَذَابِ يَوۡمَ ٱلۡقِيَـٰمَةِۚ وَبَدَا لَهُم مِّنَ ٱللَّهِ مَا لَمۡ يَكُونُواْ يَحۡتَسِبُونَ ٤٧
وَلَوۡ ve eğer olsaydı أَنَّ ve eğer olsaydı لِلَّذِينَ zulmedenlerin ظَلَمُواْ did wrong EN مَا bulunanların فِى yeryüzünde ٱلۡأَرۡضِ the earth EN جَمِيعٗا tümü وَمِثۡلَهُۥ ve bir misli daha مَعَهُۥ onunla beraber لَٱفۡتَدَوۡاْ mutlaka fidye verirlerdi بِهِۦ onu مِن kötü-dan (kurtulmak için) سُوٓءِ kötü ٱلۡعَذَابِ (of) the punishment EN يَوۡمَ günü ٱلۡقِيَـٰمَةِۚ kıyamet وَبَدَا ve karşılarına çıkmıştır لَهُم onların مِّنَ Allahtan ٱللَّهِ Allah EN مَا şeyler لَمۡ hiç يَكُونُواْ hesabetmedikleri يَحۡتَسِبُونَ taken into account EN
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Eğer yeryüzünde bulunan her şey tümüyle ve onlarla beraber bir o kadarı da zulmedenlerin olsa, kıyamet günü kötü azaptan kurtulmak için elbette onları verirlerdi. Artık, hiç hesap etmedikleri şeyler Allah tarafından karşılarına çıkmıştır.
İlişkiler16 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare5:36 6:88 10:54 13:18
Aynı konu2:48 3:91 70:11 70:11–14
Henüz sınıflandırılmamış2:123 6:28 6:70 43:39 57:15 70:12 70:13 70:14