فَٱعۡبُدُواْ مَا شِئۡتُم مِّن دُونِهِۦۗ قُلۡ إِنَّ ٱلۡخَـٰسِرِينَ ٱلَّذِينَ خَسِرُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ وَأَهۡلِيهِمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَـٰمَةِۗ أَلَا ذَٰلِكَ هُوَ ٱلۡخُسۡرَانُ ٱلۡمُبِينُ ١٥
فَٱعۡبُدُواْ siz de kulluk edin مَا dilediğinize شِئۡتُم you will EN مِّن O'ndan başka دُونِهِۦۗ besides Him EN قُلۡ de ki إِنَّ şüphesiz ٱلۡخَـٰسِرِينَ ziyan edenlerdir ٱلَّذِينَ ziyana uğrayanlar خَسِرُوٓاْ (will) lose EN أَنفُسَهُمۡ kendilerini وَأَهۡلِيهِمۡ ve ailelerini يَوۡمَ günü ٱلۡقِيَـٰمَةِۗ kıyamet أَلَا dikkat edin ذَٰلِكَ işte هُوَ bu ٱلۡخُسۡرَانُ bir ziyandır ٱلۡمُبِينُ apaçık
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Siz de Allah'tan başka dilediğiniz şeylere ibadet edin!" De ki: "Şüphesiz hüsrana uğrayanlar, kıyamet gününde kendilerini ve ailelerini hüsrana sokanlardır. İyi bilin ki bu, apaçık hüsranın ta kendisidir."
İlişkiler19 bağlantı · 4 tür
Aynı kök37:74
Aynı ibare6:12 6:20 42:45
Aynı konu6:162 10:45 11:22 39:2 109:2
Henüz sınıflandırılmamış3:198 13:36 29:13 31:33 39:53 39:65 40:66 66:6 109:1 109:4