وَأَقۡسَمُواْ بِٱللَّهِ جَهۡدَ أَيۡمَـٰنِهِمۡ لَئِن جَآءَهُمۡ نَذِيرٌ لَّيَكُونُنَّ أَهۡدَىٰ مِنۡ إِحۡدَى ٱلۡأُمَمِۖ فَلَمَّا جَآءَهُمۡ نَذِيرٌ مَّا زَادَهُمۡ إِلَّا نُفُورًا ٤٢
وَأَقۡسَمُواْ ve yemin ettiler بِٱللَّهِ Allah'a جَهۡدَ bütün gücüyle أَيۡمَـٰنِهِمۡ yeminlerinin لَئِن andolsun eğer جَآءَهُمۡ kendilerine gelirse نَذِيرٞ bir uyarıcı (peygamber) لَّيَكُونُنَّ olacaklarına أَهۡدَىٰ daha çok doğru yolda مِنۡ herbir إِحۡدَى any EN ٱلۡأُمَمِۖ milletten فَلَمَّا fakat جَآءَهُمۡ gelince نَذِيرٞ uyarıcı مَّا onların arttırmadı زَادَهُمۡ it increased them EN إِلَّا başka bir şey نُفُورًا nefretten
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Müşrikler, eğer kendilerine bir uyarıcı gelirse, ümmetlerden herhangi birinden daha çok doğru yol üzere olacaklarına dair en güçlü şekilde Allah'a yemin etmişlerdi. Fakat onlara bir uyarıcı gelince, bu ancak onların nefretlerini artırdı.
İlişkiler27 bağlantı · 4 tür
Aynı ibare6:109 67:6–12
Aynı konu5:19 6:157 17:82 25:60
Genelleştirir6:123
Henüz sınıflandırılmamış2:6 3:54 4:24 6:123 6:156–157 8:18 10:14 14:46 17:41 23:44 23:47–48 33:38 Tümünü göster (+8)