وَقَالَ ٱلَّذِينَ ٱسۡتُضۡعِفُواْ لِلَّذِينَ ٱسۡتَكۡبَرُواْ بَلۡ مَكۡرُ ٱلَّيۡلِ وَٱلنَّهَارِ إِذۡ تَأۡمُرُونَنَآ أَن نَّكۡفُرَ بِٱللَّهِ وَنَجۡعَلَ لَهُۥٓ أَندَادًاۚ وَأَسَرُّواْ ٱلنَّدَامَةَ لَمَّا رَأَوُاْ ٱلۡعَذَابَ وَجَعَلۡنَا ٱلۡأَغۡلَـٰلَ فِىٓ أَعۡنَاقِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْۚ هَلۡ يُجۡزَوۡنَ إِلَّا مَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ ٣٣
وَقَالَ ve dedi(ler) ٱلَّذِينَ kimseler ٱسۡتُضۡعِفُواْ zayıf düşürülen(ler) لِلَّذِينَ kimselere ٱسۡتَكۡبَرُواْ büyüklük taslayan(lara) بَلۡ hayır مَكۡرُ hileler (kuruyordunuz) ٱلَّيۡلِ gece وَٱلنَّهَارِ ve gündüz إِذۡ bize emrediyordunuz تَأۡمُرُونَنَآ you were ordering us EN أَن inkar etmemizi نَّكۡفُرَ we disbelieve EN بِٱللَّهِ Allah'ı وَنَجۡعَلَ ve koşmamızı لَهُۥٓ O'na أَندَادٗاۚ eşler وَأَسَرُّواْ ve içlerinde gizlediler ٱلنَّدَامَةَ pişmanlıklarını لَمَّا gördüklerinde رَأَوُاْ they see EN ٱلۡعَذَابَ azabı وَجَعَلۡنَا biz de geçirdik ٱلۡأَغۡلَـٰلَ demir halkalar فِىٓ boyunlarına أَعۡنَاقِ (the) necks EN ٱلَّذِينَ kimselerin كَفَرُواْۚ inkar eden(ler) هَلۡ mı? يُجۡزَوۡنَ cezalandırılacaklar إِلَّا başkasıyla مَا şeylerden كَانُواْ oldukları يَعۡمَلُونَ yapıyor(lar)
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Zayıf ve güçsüz görülenler, büyüklük taslayanlara, "Hayır, bizi hidayetten saptıran gece ve gündüz kurduğunuz tuzaklardır. Çünkü siz bize Allah'ı inkar etmemizi ve O'na eşler koşmamızı emrediyordunuz" derler. Azabı görünce de içten içe pişmanlık duyarlar. Biz de inkar edenlerin boyunlarına demir halkalar geçiririz. Onlar ancak yapmakta olduklarının cezasını göreceklerdir.
İlişkiler39 bağlantı · 5 tür
Aynı kök2:165 47:1
Paralel7:39 14:21 37:28 40:47 40:48
Aynı ibare10:54 13:5 40:71 41:9
Aynı konu14:30 27:89–90 33:68 36:8 43:67 69:32 76:4
Henüz sınıflandırılmamış6:1 6:123 7:38 7:38–39 11:21 21:98 22:13 22:21 26:99 27:51 33:67 33:68 Tümünü göster (+9)