وَلَوۡ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلۡمُجۡرِمُونَ نَاكِسُواْ رُءُوسِهِمۡ عِندَ رَبِّهِمۡ رَبَّنَآ أَبۡصَرۡنَا وَسَمِعۡنَا فَٱرۡجِعۡنَا نَعۡمَلۡ صَـٰلِحًا إِنَّا مُوقِنُونَ ١٢
وَلَوۡ ve eğer تَرَىٰٓ bir görsen إِذِ (demekte) iken ٱلۡمُجۡرِمُونَ suçluları نَاكِسُواْ öne eğmiş رُءُوسِهِمۡ başlarını عِندَ huzurunda رَبِّهِمۡ Rablerinin رَبَّنَآ Rabbimiz أَبۡصَرۡنَا gördük وَسَمِعۡنَا ve işittik فَٱرۡجِعۡنَا bizi geri döndür نَعۡمَلۡ yapalım صَـٰلِحًا iyi iş إِنَّا artık biz مُوقِنُونَ kesin olarak inandık
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Suçlular, Rablerinin huzurunda boyunlarını büküp, "Rabbimiz! (Gerçeği) gördük ve işittik. Artık şimdi bizi (dünyaya) döndür ki, salih amel işleyelim. Biz artık kesin olarak inanmaktayız" dedikleri vakit, (onları) bir görsen!
İlişkiler30 bağlantı · 4 tür
Aynı kök8:8
Paralel6:27 6:30 34:52 40:11
Aynı konu6:28 7:53 10:97 22:5 23:99 42:45 44:12 46:34 50:19–30 63:10 74:47
Henüz sınıflandırılmamış2:167 16:87 18:53 22:5 23:99–100 23:100 26:102 34:31 35:37 37:26 39:58 40:50 Tümünü göster (+2)