وَقَالَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡعِلۡمَ وَٱلۡإِيمَـٰنَ لَقَدۡ لَبِثۡتُمۡ فِى كِتَـٰبِ ٱللَّهِ إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلۡبَعۡثِۖ فَهَـٰذَا يَوۡمُ ٱلۡبَعۡثِ وَلَـٰكِنَّكُمۡ كُنتُمۡ لَا تَعۡلَمُونَ ٥٦
وَقَالَ ve dedi(ler) ki ٱلَّذِينَ kimseler أُوتُواْ verilen(ler) ٱلۡعِلۡمَ bilgi وَٱلۡإِيمَـٰنَ ve iman لَقَدۡ andolsun لَبِثۡتُمۡ siz kaldınız فِى yazgısınca كِتَـٰبِ (the) Decree EN ٱللَّهِ Allah'ın إِلَىٰ kadar يَوۡمِ gününe ٱلۡبَعۡثِۖ yeniden dirilme فَهَـٰذَا işte bu يَوۡمُ günüdür ٱلۡبَعۡثِ dirilme وَلَـٰكِنَّكُمۡ fakat siz كُنتُمۡ idiniz لَا bilmiyor(lar) تَعۡلَمُونَ knowing EN
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kendilerine ilim ve iman verilmiş olanlar ise onlara şöyle diyeceklerdir: "Andolsun, siz, Allah'ın yazısına göre, yeniden dirilme gününe kadar kaldınız. İşte bu yeniden dirilme günüdür. Fakat siz bilmiyordunuz."
İlişkiler24 bağlantı · 4 tür
Paralel10:45 17:52 20:103–104 20:104 23:112–114 23:113
Aynı ibare28:80 34:6
Aynı konu10:45 44:50 46:35 51:14 70:44 79:46 83:17
Henüz sınıflandırılmamış7:52 29:49 36:63 36:64 37:21 50:20 52:14 55:43 67:27