وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا مِن قَبۡلِكَ رُسُلًا إِلَىٰ قَوۡمِهِمۡ فَجَآءُوهُم بِٱلۡبَيِّنَـٰتِ فَٱنتَقَمۡنَا مِنَ ٱلَّذِينَ أَجۡرَمُواْۖ وَكَانَ حَقًّا عَلَيۡنَا نَصۡرُ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ ٤٧
وَلَقَدۡ andolsun ki أَرۡسَلۡنَا biz gönderdik مِن senden önce قَبۡلِكَ before you EN رُسُلًا elçileri إِلَىٰ kavimlerine قَوۡمِهِمۡ their people EN فَجَآءُوهُم onlara geldiler بِٱلۡبَيِّنَـٰتِ delillerle فَٱنتَقَمۡنَا ve biz öc aldık مِنَ kimselerden ٱلَّذِينَ those who EN أَجۡرَمُواْۖ suç işleyen(ler) وَكَانَ ve idi حَقًّا borç عَلَيۡنَا üzerimize نَصۡرُ yardım etmek ٱلۡمُؤۡمِنِينَ mü'minlere
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, senden önce biz nice peygamberleri kendi kavimlerine gönderdik. Peygamberler onlara apaçık mucizeler getirdiler. Biz de suç işleyenlerden intikam aldık. Mü'minlere yardım etmek ise üzerimizde bir haktır.
İlişkiler43 bağlantı · 3 tür
Aynı konu2:214 3:125 4:141 10:13 10:101–103 10:103 12:110 15:41 21:9 21:88 22:40 23:26 Tümünü göster (+7)
Genelleştirir11:58 11:66 51:35
Henüz sınıflandırılmamış3:150 3:160 4:165 6:42 7:136 10:47 11:94 14:9–10 21:112 22:15 22:19 22:38 Tümünü göster (+9)