قُلۡ يَـٰٓأَهۡلَ ٱلۡكِتَـٰبِ لِمَ تَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ مَنۡ ءَامَنَ تَبۡغُونَهَا عِوَجًا وَأَنتُمۡ شُهَدَآءُۗ وَمَا ٱللَّهُ بِغَـٰفِلٍ عَمَّا تَعۡمَلُونَ ٩٩
قُلۡ de ki يَـٰٓأَهۡلَ Ey ehli ٱلۡكِتَـٰبِ Kitap لِمَ niçin? تَصُدُّونَ çevirmeğe çalışıyorsunuz عَن yolundan سَبِيلِ (the) way EN ٱللَّهِ Allah مَنۡ kimseleri ءَامَنَ inanan تَبۡغُونَهَا göstermeğe yeltenerek عِوَجٗا eğri وَأَنتُمۡ ve siz شُهَدَآءُۗ (gerçeğe) tanık olduğunuz halde وَمَا değildir ٱللَّهُ Allah EN بِغَـٰفِلٍ habersiz عَمَّا yaptıklarınızdan تَعۡمَلُونَ you do EN
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "Ey kitab ehli! (Gerçeği) görüp bildiğiniz halde, niçin Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermeğe yeltenerek inananları Allah'ın yolundan çevirmeye kalkışıyorsunuz? Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir."
İlişkiler15 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare3:70 7:45 11:18–19 11:19 14:1–3
Aynı konu3:78 3:86 5:54
Henüz sınıflandırılmamış2:109 3:69 3:186 4:44 5:77 9:66 18:1