أَلَمۡ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ أُوتُواْ نَصِيبًا مِّنَ ٱلۡكِتَـٰبِ يُدۡعَوۡنَ إِلَىٰ كِتَـٰبِ ٱللَّهِ لِيَحۡكُمَ بَيۡنَهُمۡ ثُمَّ يَتَوَلَّىٰ فَرِيقٌ مِّنۡهُمۡ وَهُم مُّعۡرِضُونَ ٢٣
أَلَمۡ görmedin mi? تَرَ you seen EN إِلَى kimseleri ٱلَّذِينَ those who EN أُوتُواْ verilmiş olan نَصِيبٗا bir (nasip) pay مِّنَ Kitaptan ٱلۡكِتَـٰبِ the Scripture EN يُدۡعَوۡنَ çağırılıyorlar da إِلَىٰ Kitabına كِتَـٰبِ (the) Book EN ٱللَّهِ Allah'ın لِيَحۡكُمَ hüküm versin diye بَيۡنَهُمۡ aralarında ثُمَّ sonra يَتَوَلَّىٰ dönüyorlar فَرِيقٞ bir topluluk مِّنۡهُمۡ onlardan وَهُم ve onlar مُّعۡرِضُونَ yüz çeviriyorlar
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Kendilerine Kitap'tan bir pay verilenleri görmüyor musun ki, aralarında hüküm vermesi için Allah'ın Kitabına çağrılıyorlar da sonra içlerinden bir kısmı yüz çevirerek dönüp gidiyor.
İlişkiler15 bağlantı · 3 tür
Aynı ibare4:44
Aynı konu2:213 4:61 4:105 5:15 5:43 5:49 5:104 6:114 24:48 42:10
Henüz sınıflandırılmamış2:101 4:51 4:60 24:47–48