وَٱلَّذِينَ إِذَا فَعَلُواْ فَـٰحِشَةً أَوۡ ظَلَمُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ ذَكَرُواْ ٱللَّهَ فَٱسۡتَغۡفَرُواْ لِذُنُوبِهِمۡ وَمَن يَغۡفِرُ ٱلذُّنُوبَ إِلَّا ٱللَّهُ وَلَمۡ يُصِرُّواْ عَلَىٰ مَا فَعَلُواْ وَهُمۡ يَعۡلَمُونَ ١٣٥
وَٱلَّذِينَ ve onlar إِذَا zaman فَعَلُواْ yaptıkları فَـٰحِشَةً bir kötülük أَوۡ ya da ظَلَمُوٓاْ zulmettikleri أَنفُسَهُمۡ nefislerine ذَكَرُواْ hatırlayarak ٱللَّهَ Allah'ı فَٱسۡتَغۡفَرُواْ bağışlanmasını dilerler لِذُنُوبِهِمۡ günahlarının وَمَن ve kim يَغۡفِرُ bağışlayabilir ٱلذُّنُوبَ günahları إِلَّا başka ٱللَّهُ Allah'tan وَلَمۡ ve onlar ısrar etmezler يُصِرُّواْ they persist EN عَلَىٰ şeylerde (hatalarında) مَا what EN فَعَلُواْ yaptıkları وَهُمۡ onlar يَعۡلَمُونَ bile bile
Diyanet Aktaş Haleem Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yine onlar, çirkin bir iş yaptıkları, yahut nefislerine zulmettikleri zaman Allah'ı hatırlayıp hemen günahlarının bağışlanmasını isteyenler -ki Allah'tan başka günahları kim bağışlar- ve bile bile işledikleri (günah) üzerinde ısrar etmeyenlerdir.
İlişkiler25 bağlantı · 4 tür
Açıklar9:104
Aynı ibare4:64 57:21
Aynı konu4:18 4:110 7:201 40:3 42:37 53:32
Henüz sınıflandırılmamış2:150 2:188 3:152 4:35 4:111 6:54 7:23 8:2 9:118 16:119 23:10 24:17 Tümünü göster (+4)